Pages

Monday, May 16, 2016

Merkel'in Açmazı: Komşu Dönüyor

İşsizlik oranı %25. 2015 yılının Temmuz ayında, ülkenin başbakanı bir dizi kemer sıkma politikasını kabul etmek zorunda kalmış. Bu ülke, 2016 yılının Mayıs ayında yine kemer sıkma politikalarından söz ediyor ki Avrupa Birliği'nin (AB) €5.7 milyar tutarındaki parasal desteğini alabilsin. Söz konusu ülkenin parlamentosu €5.4 milyarlık kemer sıkma politikalarını kabul ediyor ama halk sokağa dökülüyor. Protestocuların dilinde kemer sıkmanın eş anlamı "giyotin". Yakından tanıyoruz bu ülkeyi: Yunanistan.

IMF'nin, Yunanistan'a verdiği desteğin vadesi 2018. IMF, Yunanistan için bir borç affından söz ediyor ve böyle bir gelişme olmadığı takdirde desteğini çekeceğini söylüyor. Türkçe'si şu: Yunanistan, bir kısım borcu silinmediği sürece bu borcu ödeyemez.

Yunanistan'ın Temmuz ayında önemli miktarda borç geri ödemeleri var. AB'nin vereceği destek, Temmuz ayını atlatabilmek için söz konusu zaten. Fakat AB, Yunanistan'ın 2015'te söz verdiği kemer sıkma politikalarını başarıyla uygulayıp uygulamadığı konusunda kendi içinde görüş ayrılıkları yaşıyor.

Almanya'nın hem AB içinde, hem de Yunanistan açısından özel bir önemi var. Özellikle de 2015 yılının yaz aylarından itibaren yaşanan göçmen krizi düşünüldüğünde. Almanya, 2015 yılında Yunanistan'ın gerekirse Euro Bölgesi'nin dışında kalabileceğini dahi dile getirmişti. Yunanistan'a kemer sıkma politikalarının uygulatılması için böylesi bir koz kullanılabilmişti. Fakat, göçmen krizinin Almanya'da Merkel'i ne kadar zor durumda bıraktığı düşünüldüğünde, Yunanistan ile iyi geçinmek Almanya için bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Yunanistan'ın en büyük kreditörü olmasına rağmen, Almanya için Yunanistan'a "istersen Euro'dan çık" demek 2015'te olduğu kadar daha az riskli değil. Çok daha riskli. Gçmen krizi konusunda Türkiye ile AB arasında yapılan anlaşma Yunanistan'ın bu konudaki stratejik önemini azaltmış durumda ama Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin sağı solu belli değil. Yani, Türkiye ile anlaşma çökecek olursa Yunanistan yine çok lazım olacak AB'ye.

2017'de Almanya'da seçim var. Son yapılan tahminlere göre Almanya 2020'ye kadar göçmenler için €93.6 milyarlık harcama yapacak. Alman seçmenler bu yükün kendi sırtlarına binmesinden zaten memnun değiller. Ayrıca, sürekli olarak AB'nin büyük bir maddi yükünü taşımaktan ve özellikle Yunanistan'ın borç sorununa çare olmaktan da hiç memnun değiller. Üstelik şimdi, IMF Yunanistan için borç affından söz ediyor ve bu af olmazsa 2018'e kadar geçerli olan destekleme programına devam etmeyeceğini söylüyor. Almanya başta olmak üzere Euro Bölgesi için en büyük korku bir başarısızlık hikayesi. Yani, Yunanistan Euro'dan çıkarsa, AB'nin varlığının bile tehlike altına girebileceği uzun zamandır konuşulan korkulu bir rüya.

Bütün bu koşullar Merkel'i kendi seçmeni, IMF, Yunanistan ve göçmen krizi konularında tam bir açmaza sokuyor. Diğer yandan, Alman kamuoyu Merkel'i Türkiye ile ilişkilerde göçmen krizi nedeniyle varılan anlaşma nedeniyle yerden yere vuruyor. Türkiye'nin giderek demokrasiden ve ifade özgürlüğünden uzaklaşan havasına rağmen Merkel'in göçmen krizi nedeniyle Türkiye ile yakınlaşması politik açıdan ağır eleştiri konusu Almanya'da. Sonuç: Merkel'e kamuoyu desteği süratle zayıflıyor.

Yunanistan, son 5 yılda 3 kez ekonomik kurtarma paketine konu olmuş bir ülke. Bugüne kadar yaklaşık olarak toplam €300 milyarlık yardım paketlerinden yararlandı. 2015 yılındaki paketin değeri €86 milyardı.

Yunanistan'ın borcunun milli gelirine oranı %177 seviyesinde. Yunanistan'ın kreditörleri, 2015 yılında üzerinde anlaşılan kemer sıkma programlarına rağmen 2018 yılı bütçesinin tutturulamamasına karşı şimdiden €3.6 milyarlık bir önlem paketinin hazırlanmasını istiyorlar. Yunanistan, bu duruma itiraz ediyor. Zira, kendi yasalarının buna izin vermediğini söylüyor. İktidar partisi Syriza içinden bir kesim kahramanca devrilmeyi yeni kemer sıkma politikalarına tercih edeceğini söylüyor. Uzun zamandır sözü edilen mali birliği yaratamamanın bedelleri işte böyle anlarda bariz şekilde ortaya çıkıyor. Bütçe kısıtlamalarıyla ilgili her Euro Bölgesi ülkesinin farklı uygulamaları ülkelerin parasal birlik içinde kalabilmelerinin en büyük riskini teşkil ediyor. Yunanistan üzerinden uygulamalı olarak görüyoruz bu durumu.

Syriza, 2015 yılının Ocak ayında Yunanistan'ın borçlanma koşullarını kreditörlerle yeniden müzakere edeceğini seçmene anlatarak iktidara gelmişti. Fakat, bunu başaramamış ve Yunanistan'a empoze edilen borçlanma koşullarını mecburen kabul etmişti. Fakat, 2015'in ilkbahar ve yaz aylarında başbakan Alexis Tsipras Yunanistan'ın kreditörleriyle öylesine çarpışmıştı ki, borçlanma koşullarını kabul etmek zorunda kalıp yeniden seçime gitme ihtiyacını hissetmiş ve 2015'in Eylül ayında yapılan seçimlerden yine zaferle çıkmıştı. Bu zafer, kreditörlerle verdiği mücadelenin bir ödülüydü adeta.

Temmuz'da borç geri ödemesi var. Yunanistan geri dönüyor. Merkel açmazda.

Arda Tunca
(İstanbul, 16.05.2016)