Pages

Monday, April 11, 2016

Helikopter Parası: Gökten Yağan Para

Euro Bölgesi ile ilgili deflasyon korkusu geçtiğimiz hafta içinde bazı çevrelerde ilginç bir tartışma başlattı. Euro Bölgesi'nin enflasyon oranı Temmuz 2014'ten bu yana yıllık bazda sürekli %0.5'in altında seyrediyor. 2016 yılının Şubat ve Mart aylarında ise negatif bölgede dolaştı. Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) aldığı onca önleme rağmen - ki bir kısmını çok yakın bir geçmişte hayata geçirdi http://ardatunca.blogspot.com.tr/2016/03/avrupa-merkez-bankasnn-yeni-onlemleri.html - talep canlanmıyor.

Avrupa'lı bazı ekonomistler AMB tarafından alınan önlemlerin hiç görülmemiş bazı başka önlemlere kadar uzanabileceğini dile getirdiler. AMB'den bazı isimler bu konulara gayrıresmi olarak girilmesini dahi doğru bulmadıklarını ifade ettiler ama bu alışılmadık önlemler bazı çevrelerde konuşulmaya başlandı bile. Bu yazının amacı elbette ki kimin ne konuştuğu ile ilgilenmek değil. Ancak, yapılan bir tartışmanın teorik ve pratik yönlerini ortaya koymak ve yıllardır dile getirmekte olduğum Euro Bölgesi'nin yanlış kurgulanışının Euro Bölgesi'ni ne duruma getirdiğini yeni bir tartışma ekseninde yorumlamak isterim.

Avrupa'daki bazı çevrelerin dile getirdikleri uygulamanın adı "helikopter parası (helicopter money)". Yani, AMB para basacak ve Euro Bölgesi'nde yaşayan yaklaşık 335 milyon kişiye eşit miktarda para dağıtacak. Kavramın adından da anlaşılacağı üzere, sanki bir helikopter ile insanlara gökten para yağdırılacak. İnsanlar, bu paraları harcayarak ekonominin çarklarına sunacaklar ve talebi canlandıracaklar.

Helikopter parası kavramı ilk olarak 1969 yılında Milton Friedman tarafından ortaya atılıyor. "The Optimum Quantity of Money" başlıklı makalesi ile helikopter parası kavramını iktisat literatürüne sokuyor. Friedman'a göre, bir kerelik bir uygulama ile yapılacak harcamalar bir merkez bankasının hedeflediği enflasyon oranına yaklaşılması konusunda para politikasına yardımcı olacak. Ancak, Friedman'ın önerisinin altı esas olarak Bernanke tarafından dolduruluyor.

Bernanke, parasal finansman destekli vergi indirimleri önerisi ile konuyu daha sofistike bir analizle tartışıyor. Yani, hükümet vergi oranlarını düşürsün diyor. Vergi oranlarını düşürmekten kaynaklanan kamu borçlanma ihtiyacı için merkez bankası para bassın ve kamu borçlanma kağıtlarını satın alsın. Böylece, Friedman'ın ortaya attığı kavramı basit anlatmak için kullandığı "helikopter ile para dağıtma" yöntemi vergi indirimi ile gerçekleşmiş oluyor. Bu dağıtılan para da merkez bankasının bastığı banknotlar ile karşılanıyor. Üstelik, kamu kağıtlarına merkez bankası kaynaklı yaratılan talep nedeniyle kamu borçlanma faizi artmamış oluyor.

Friedman'ın önerisi sadece bir kerelik ve sürekli harcama yaratıp yaratmayacağı şüpheli. Bernanke'nin önerisi ise helikopter parası kavramını sistematik bir işleyişe bağlıyor.

Euro Bölgesi'nin bir merkez bankası ama 19 ayrı hükümeti olduğu için Bernanke'nin önerisinin yerine gelebilmesi çok zor. Peki, yukarıda referans verdiğim yazıdaki uygulamalar ve önceki dönemlerde gerçekleştirilen parasal genişleme uygulamaları Bernanke'nin helikopter parası uygulamasına benzemiyor mu?

Küresel ekonominin büyük merkez bankalarının parasal genişleme uygulamaları büyük ölçüde bankaların portföylerinde bulundurdukları kamu borçlanma araçlarının basılan para karşılığında merkez bankaları tarafından satın alınması şeklinde kendini gösterdi. Bu durum, bankaları bulundurdukları rezervleri açısından rahatlattı. Portföylerindeki kamu borçlanma araçlarını merkez bankalarına verdiler ve karşılığında nakdi bir para elde ettiler.

Bernanke'nin helikopter parası önerisinde ise, merkez bankalarının uygulamakta oldukları parasal genişleme politikalarına göre reel sektörü daha doğrudan etkileyebilecek bir unsur var. Mevcut parasal genişleme uygulamalarında bankacılık sisteminin kredi verme motivasyonunun canlanması gerekiyor ki ekonomide talep canlanabilsin. Nitekim, bankalar kendi yaralarını sardılar ama rahatlattıkları rezerv pozisyonlarını kredi mekanizmalarını hareketlendirmek suretiyle bozmak istemediler. Ancak, para basmak suretiyle gerçekleştirilebilecek vergi oranı indirimleri Friedman'ın nitelendirdiği ve Bernanke'nin önerdiği üzere halkın üzerine helikopter ile para yağdırmak gibi bir şey.

Bernanke'nin yöntemiyle helikopter parası uygulamasının Euro Bölgesi için gerekli olduğu kanısındayım. Sadece AMB'nin para politikalarıyla Euro Bölgesi'nin yıllardır süregelen sorunlarını çözebilmesi imkansız. Ancak, tek merkez bankası ve 19 ayrı hükümetle böyle bir uygulamanın hayata geçebilmesi de kanımca imkansız. Ayrıca, Bernanke'nin önerisi para ve maliye politikalarının son derece uyumlu kullanılmasını gerektiriyor. Euro Bölgesi, para ve maliye politikalarını uyumlu kılmakta geçmişte başarılı olamamışken daha hassas bir uyum gerektiren bu politikalar demetini nasıl hayata geçirecek?

Helikopter parası uygulamasını Avrupa tartışıyor. AMB, düşüncesini dahi kabul etmiyor. Fakat, bazı çevreler deflasyonist baskıdan çok ciddi boyutta endişelenmiş ki konuyu gündeme getirdiler. Unutulmamalı ki deflasyon, enflasyondan daha tehlikeli. Deflasyonist ortamda, fiyatların düşeceği beklentisiyle tüketim ve yatırım harcamaları duruyor ve hatta düşüyor. Bu durum, istihdamı ve dolayısıyla işsizlik oranını olumsuz olarak etkiliyor.

Helikopter parasını Avrupa tartışıyor. Ben de iki çift yorum yapayım dedim.

Arda Tunca
(İstanbul, 11.04.2016)