Pages

Monday, April 18, 2016

Doha'nın Anlattığı Petro İlişkiler

Uluslararası ilişkiler düzleminde S. Arabistan ve İran'ın anlaşamadığını biliyoruz. S. Arabistan'ın Yemen'e müdahalesi ile iki ülke arasındaki gerginlik yeni bir boyut kazanmıştı. Bu ikilinin kötü ilişkisi petrol fiyatları üzerinde son derece önemli etkiler yapacak bir noktaya geldi.

Hafta sonunda, OPEC üyeleriyle kartelin dışında yer alan önemli petrol üreticileri bir araya geldiler. Amaç, 2014 yılının Haziran ayında varili $110 civarında olan Brent'in 2016 yılının Ocak ayında varili $26'a kadar inen fiyatını arz sabitlemesi ile yükseltmekti. Toplantı öncesinde, olası bir arz sabitlemesi beklentisiyle fiyat $42'ye kadar yükselmişti. Fakat, İran toplantıya katılmadı. Toplantı öncesinde, S. Arabistan'ın İran hakkındaki olumsuz yorumları toplantının petrol üreticileri açısından arzu edilen sonucu vermeyeceği sinyalini güçlü bir şekilde vermişti. Doha'dan elle tutulur bir sonuç çıkmamasının nedeni İran ve S. Arabistan'ın kötü ilişkileri oldu.

Petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde, yani hemen hemen 2015'in ortalarına doğru petrol fiyatlarındaki düşüşün küresel büyüme üzerinde olumlu etkiler yapacağı düşünülmekteydi. Ancak, ne zaman ki fiyatlar petrol üretimine bağımlı ülkeler açısından bütçe dengelerini alt üst edecek noktaya geldi, o andan itibaren petrol fiyatındaki düşüş bazı endişelere yol açtı.

Birkaç ay kadar önce, S. Arabistan'ın ekonomik krize girme olasılığından söz ettik. Diğer yandan, düşük fiyat seviyelerinin yükselme ihtimalinin düşük olduğunu düşündük. Zira, İran gibi önemli bir üreticinin uluslararası piyasaya yıllar süren ambargolardan kurtulmuş olarak petrol arzıyla dönmesinin fiyatları daha da baskı altında tutacağını düşündük. İran, bozuk olan ekonomisini elindeki en önemli güç olan petrol üretimiyle toparlamaya çalışacaktı. Üstelik, petrol fiyatı ne olursa olsun. İran için uluslararası piyasaya dönmenin marjinal faydası ilk zamanlarda çok yüksek olacaktı. Nitekim, gelişmeler beklentilerle paralel olarak ilerledi. Fakat, düşük fiyatlar nedeniyle zorda olan ülkeler, enerji firmaları ve bu enerji firmalarının risklerini taşımakta olan bankalar için $26'ya kadar düşmüş bir fiyat pek çok riski içinde barındırmaktaydı. Bu riskler devam ediyor.

Hafta sonu yapılan Doha toplantısına, yukarıda özetlemeye çalıştığım bu ortamda gidildi. Kişisel beklentilerim dahilinde, herhangi bir arz sabitlemesi sonucu çıkmadı. Çünkü, İran işin içinde olmadan düşük fiyat sorununa çözüm bulmak pek mümkün değildi.

Yukarıdaki resme iki ayrı gelişmeyi de dahil ederek analiz yapmak gerekiyor. Birincisi, 11 Eylül nedeniyle ABD'nin S. Arabistan'ı sorumlu tutmaya yönelik bazı hukuki hamleleri söz konusu oldu. Bu hamlelerin detayına girmeyelim. Bambaşka bir içerik taşıyor çünkü. Uzun zamandır, ABD'nin Ortadoğu'daki önemli müttefiklerinden biri S. Arabistan. ABD'den gelen bu yaklaşım karşısında S. Arabistan, elindeki tüm Amerikan varlıklarını satabileceğini dile getirdi. Yani, ABD-S. Arabistan ilişkilerinde bir tad kaçıklığı var. Tadı kaçan bu ilişkinin ABD açısından petrol fiyatları üzerinden bölgesel dengeleri yönetmek gibi bir amacı olabileceğini düşünüyorum. Petrol deyince, mecburen uluslararası güç dengelerini dikkate almak zorundayız. İkincisi, Kuveyt'te yeni başlayan bir grev oldu. Söz konusu grev, Kuveyt'in günlük üretim kapasitesinin %60'ını, yani günlük 1.7 milyon varillik üretimini yok etti. Grev, petrol işçilerinin ücretlerinin ve bazı ücret dışı menfaatlerinin kesilmiş olmasından kaynaklanıyor.

İran, küresel enerji piyasasına günde 400.000 varillik bir üretimle geri dönmüştü. Ambargo yıllarının kayıplarını telafi etmek için 300.000 varil daha ilave etmekten söz ediyor. Diğer yandan, Kuveyt'teki grev uzar mı, yoksa kısa mı sürer? Bilemiyoruz, izleyeceğiz. Haziran'daki OPEC toplantısına kadar gelişmelere bakacağız ama fiyatın yönü düşüş gibi duruyor. Hangi varsayımlar altında? Kuveyt'teki grevin kısa sürmesi durumunda. S. Arabistan da bir süre önce, arz sabitlenmesine geçilmediği takdirde, gerekirse daha fazla petrol üreteceğini dile getirmişti. Bir yandan fiyat yükselsin diye çaba gösterirken, diğer yandan en güçlü üreticinin kendisi olduğunu hatırlatan bir yaklaşım.

Yukarıdaki özet, fiyat tahmini yapmak konusunda bir hayli kafa karıştırıyor. Fiyat, şimdilik biraz aşağı gidebilir gibi gözüküyor. Kuveyt önemli. İran önemli. Bir de, haftalık istatistiklerin kısa süreli etkileri olacaktır. Trend, yine aşağı döndü ama önemli dediğim etkenleri izleyelim. Petrol için tahmin yapmak son yıllarda hiç bu kadar zor olmamıştı. Petrole ilişkin teknik konular da, uluslararası ilişkiler de çok karmaşık formüllere dayanır oldu.

Arda Tunca
(İstanbul, 18.04.2016)