Pages

Monday, April 4, 2016

ABD'nin İşgücü Piyasasında Yapı Değişikliği

ABD'nin işsizlik oranı Mart 2016 için %5 olarak ilan edildi. ABD ekonomisinin Mart ayında yarattığı istihdam 215.000 kişi oldu. Şubat ayının revize edilen rakamı ise 245.000 kişi.

ABD ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesi yine güçlü bir sinyal verdi. Ancak, işsizlik %4.9'dan %5'e yükseldi. Bunun anlamı, isgücü piyasasına katılan kişi sayısının ekonominin yarattığı istihdamdan daha yüksek olduğudur.

Nüfusun içinde çalışanların ve iş arayanların yüzdesel payı işgücüne katılım oranı olarak tanımlanır. ABD'nin işgücüne katılım oranı Mart ayında %63 olarak oluştu. Bu oran, Mart 2014'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret ediyor. ABD ekonomisinin istihdam yaratma gücü 1998 ve 1999'dan sonraki en güçlü 2 yılını yaratabilecek bir performans ile ilerliyor.

ABD için istihdam yaratma kapasitesinden sonra bakılan en önemli verilerden biri ücretlerdeki artış. Zira, ücret artışlarının seyri %2'lik enflasyon hedefi konusunda önemli bir fikir veriyor. Dolayısıyla, Fed'in faiz politikası konusunda da önemli mesajlar içerebilir nitelikte. Buna göre, Mart ayındaki 1 aylık ücret artışı %0.3 olarak gerçekleşti. Bu veri, yıllık bazda %2.3'e tekabül ediyor. Bu ücret artışının %2'lik enflasyon hedefine katkısı pek güçlü değil.

İstihdam ile ilgili değerlendirmeleri, başka önemli verilerle beraber okuduğumuzda ekonomik analiz için anlamlı bir tablo ile karşılaşabiliyoruz. Buna göre, Mart ayında yaratılan istihdamın inşaat, perakende, sağlık, hizmet ve kamu kesimi kaynaklı işe alımlardan kaynaklandığını bilmek lazım. Buna karşın, sanayi üretimi cephesinde istihdam düşüşü yaşandı. Üstelik, Aralık 2009'dan bu yana gerçekleşen en büyük düşüş gerçekleşti.

Mart ayına ilişkin ISM verisinin Şubat ayında 49.5 olan değeri Mart'ta 51.8'e yükseldi. Bu endeks değerinin bileşenlerini oluşturan endekslerde yükselme yaşanırken, düşüş görülen tek nokta sanayi üretimi oldu. Şubat ayının 48.5 olan değeri Mart'ta 48.1'e düştü. Yani, Mart ayındaki istihdam verisi ile sanayi üretimi verisi birbirini teyit ediyor. Ancak, istihdam ile ilgili veriler üretime ilişkin verilerin etkisini biraz gecikmeli olarak yansıtır. Yani, Mart ayının sanayi üretimi istihdamındaki düşüş Mart ayına ait değil aslında. Önceki aylardan gelen sanayi üretimi perfromansının düşüşünü yansıtıyor. Dolayısıyla, sanayi üretimine ilişkin veri, sanayi üretimi istihdamında önümüzdeki aylarda da iyi sonuçlar çıkamayacağını anlatıyor. Kısaca, açıklanan istihdam ve ISM verilerinin zayıf noktası sanayi üretimine ilişkin.

Yine ABD'nin ISM verisine ilişkin önemli bir nokta, ihracat ile ilgili endeks değerindeki artışla dikkat çekiyor. Endeks, Şubat'tan Mart'a 46.5'ten 52'ye yükseliyor. Nisan 2011'den bu yana yaşanan en büyük sıçramayı ifade ediyor. Demek ki, Fed'in faiz artırımı beklentilerinin azalmasıyla geçmiş aylarda Dolar'da yaşanan zayıflamanın etkisi Mart'ta gücünü bulmuş.

Yukarıdaki veri özeti sadece ABD ekonomisi ile ilgili. Sanayi üretimindeki zayıflık önemli. Fakat, istihdam piyasasıyla ilgili bir zayıflık da söz konusu. ABD'nin istihdam piyasasında sürekli nitelikli işlerden geçici işlere kayış söz konusu. Yani, işgücünün önemli bir kesiminde yarı zamanlı ya da geçici süreli çalışma alışkanlıkları gelişmiş durumda. Bu durum, 2008 kriziyle beraber ortaya çıkmış bir tabloyu anlatıyor. Bir yanıyla, işgücü esnekliği kavramının olumlu bir örneğini sergiliyor. Diğer yanıyla ise, ekonominin kalıcı iş pozisyonları üretmedeki yumuşak noktasına işaret ediyor.

ABD'nin işgücü piyasasında, alternatif işler olarak tanım bulan yarı zamanlı ve geçici işlerde çalışan sayısı 2005'ten 2015'e kadar 9.4 milyon seviyesine çıkmış. Yani, 9.4 milyon insanın tam zamanlı ve kalıcı bir işi yok. Bu rakam, aynı dönem içinde yaratılan genel istihdam seviyesinin üzerinde.

Alternatif işlerde çalışan işgücünün genel istihdamdaki payı 2005'te %10.1 iken, 2015'te %15.8 seviyesine çıkmış. Yani, 10 yıllık bir süreçte 5.7 puanlık bir artış var. Bir önceki 10 yıllık süreçte, yani 1995-20015 aralığında ise %9.3'ten %10.1'e sadece 0.8 puanlık bir artış yaşanmış.

Kriz sonrası dönemlerde, işgücü esnekliği ekonomide talep yaratmak açısından önemli bir unsur. İşgücü, işsizlik yaşamak yerine yarı zamanlı ve/veya geçici işlerle belirli bir gelir seviyesini koruyabiliyor ve talep yaratma gücünü sergileyebiliyor. Bu, işin olumlu tarafı. Fakat, yarattığı gelir adaletsizliği ve gini kaysayısında yaşanan yükselme de işin bir başka boyutu. Yellen'ın temkinli ve piyasanın ifadesiyle güvercin tavırlar takınmasının arkasında küresel ekonomik koşullarla beraber bu veriler var.

Arda Tunca
(İstanbul, 03.04.2016)