Pages

Sunday, March 13, 2016

Solon'un Ekonomik Reformları

Bir dönemin Yunan ve Anadolu medeniyetlerinin kültürü Homeros'un şiirsel bir formatta gezerek anlattığı Truva Savaşı'nın hikayesiyle şekillendi. Batı medeniyetinin önemli bir kesiti ilerleyen yüzyıllarda İlyada ve Odysseia'den ilham aldı.

Ozan Homeros'un anlattığı destanların M.Ö. 750-725 arasında yazılı metin haline dönüştürüldüğü tahmin ediliyor. M.Ö. 700'ler civarında da Hesiod'un şiirleri Yunan medeniyeti üzerindeki etkilerini göstermeye başlamıştır.

Homeros'un şiir yoluyla anlattığı dönemin hangi tarihlere denk geldiği hakkındaki iddialar M.Ö. 1.400-1.100 tarih aralığında değişiklik göstermektedir. Tarihçilerin ağırlıklı olarak üzerinde mutabık kaldıkları dönem M.Ö. 12. y.y.'ye işaret etmektedir.

Tarihsel gelişmelere antik dönemi esas alarak bakacak ve ekonomik gelişmelerin ve felsefesinin temellerini irdeleyecek olursak, Homeros'un tasvir ettiği dönemin ekonomik ilişkilerinde piyasa dengelerinin olmadığını söyleyebiliriz. Piyasa yerine, hediye, hırsızlık, ödül, v.s. yöntemleriyle servetin dağıtımı söz konusudur. Homeros'un dünyasında ekonominin temel unsuru hane halkıdır. Hane halkı, aile ve köleleriyle arazisini işletmektedir. Homeros'un anlattığı yaşamda zanaatkarlar ve tüccarlar da vardır ama ekonomik varlığın temeli hane halkıdır. Tarlasında çalışarak üretim faaliyetlerinde bulunan hane halkına kıyasla zanaatkar ve tüccar ikinci derecede önemlidir. Özellikle ticaret, düşük nitelikli ve aşağı bir faaliyettir. Diğer bir ifadeyle, üretmektir esas olan. Almak ve satmak faaliyetinin değeri ve ekonomik katkısı üretmekle aynı olamaz.

Homeros'un çağdaşı olan Hesiod'un ekonomi ile ilintili olan eseri İşler ve Günler'dir. Eser, 800 mısradan oluşan bir şiirdir. Şiir, insanlığı altın, gümüş, bronz, kahramanlık ve demir olmak üzere beş çağ altında değerlendirir. İşler ve Günler, emeğe değer veren anlatımlara sahiptir ve didaktik bir özellik taşımaktadır. Tembelliğe, işe yaramazlığa ve adaletsizliğe eleştiri getirmektedir.

İşler ve Günler'de Hesiod, kardeşi Perses'e tarım ile ilgili konularda ahlaki nitelikli tavsiyelerde bulunmaktadır. Perses'in nasıl bir yaşam sürmesi gerektiğini anlatmaktadır. Meşhur Pandora'nın kutusu efsanesi de kötü olana örnek teşkil etmesi amacıyla Prometheus ve Pandora'nın hikayelerinin anlatımıyla İşler ve Günler'de kendine yer bulmuştur.

İşler ve Günler üzerinde çalışmalar yapan akademisyenler, Hesiod'un Yunan topraklarında yaşanmış olan bir tarım krizinden ilham alarak eseri meydana getirdiğini düşünmüşlerdir. Tarım krizi, tarım faaliyetleri için yeni arazi arayışlarının başladığı kolonyal bir istila dönemine de işaret etmektedir.

Yunanistan, M.Ö. 7. ve 4. y.y.'ler arasında edebiyat, bilim ve felsefede önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem geçirmiştir. Thales, Pytagoras, Aeschylus, Sophocles, Euripides, Herodotus, Thucydides, Xenophon, Plato gibi büyük isimler bu dönemin entellektüel gelişiminin ürünleridir. Ancak, bu yazıda ekonominin antik dönemdeki temel gelişmelerine değinmeyi amaçladığım için Homeros ve Hesiod'dan sonra Solon'un getirdiği yeniliklere ve reformlara odaklanacağım.

Atina anayasasına göre, Atina şehir devletinin şehir hizmetlerini, askeri ve dini düzenlemelerini hayata geçirmekle yükümlü dokuz kişiden oluşan bir heyet bulunmaktadır. Bu heyetin üyelerine "archon" denmektedir. Solon, M.Ö. 594'te bu heyetin bir üyesi olarak atanır. Solon'un M.Ö. 640-560 yılları arasında yaşamış olduğu tahmin edilmektedir. Solon'un göreve atandığı tarihte Yunanistan finansal ve sosyal bir krizin içindedir.

Solon, dönemin yedi akil insanı olarak anılan kişilerinden biridir. Diğerleri, Cleobulus, Chilon, Bias, Thales ve Pittacus'tur.

Batı dünyasının anayasal hükümet oluşumu ile ilgili temellerinin atılmasında Solon'un Atina'da hayata geçirdiği uygulamaların rolü büyüktür. Solon'un getirdiği kurallarla toprak sahiplerinin oluşturduğu aristokrat sınıfın gücü zayıflatılmıştır. Seçime dayalı bir demokratik düzenin temelleri atılmıştır. Toprakların mülkiyeti yeniden düzenlenmiş ve paylaştırılmıştır. Çok sayıda kanun yeniden yazılmıştır. Gümüşten yapılan yeni bir para tedavüle girmiştir. Atina'nın ticari donanması büyütülmüş ve güçlendirilmiştir. Böylece Atina, mukayeseli üstünlüğü olan zeytinyağı üretimindeki gücünü kullanarak zeytinyağı ihracatını güçlendirmiş ve karşılığında tahıl ürünleri ithal etmiştir. Eski düzenin kendi kendine yetmeye dayalı ekonomi anlayışı kırılmıştır. Dış ticaretin Klasik Okul teorisyenlerinden Ricardo'nun antik dönemin ticaretini de inceleyerek fikirlerini oluşturduğuna hiç şüphe yok.

Solon'un demokrasi üzerine reformları demokrasi ve ekonomi arasında günümüzde yapılan tartışmaların antik çağdaki şeklini yansıtmaktadır. Özellikle borçlanma mekanizmasıyla ilgili olarak "seisachtheia" kurallarıyla Draco tarafından geliştirilmiş olan borç köleliği sistemine son verilmiştir. Draco'nun kanunlarında borcunu ödeyemeyen kişi, borcun alacaklısına sahip olduğu araziyi veriyor ve alacaklının kölesi olarak aynı arazide çalışıyor ve tarımsal ürünün 1/6'sını alacaklıya veriyordu. Eğer borç miktarı borçlunun sahip olduğu servetin değerinin tamamının üzerinde ise, borçlunun ailesi de alacaklının kölesi statüsüne düşürülüyordu. Borçlunun özgürlüğü, borcun teminatı olarak kanunen kabul görmekteydi.

Seisachtheia kanunları, Atina'daki tüm borçları sildi. Draco'nun kanunları nedeniyle köle konumuna düşmüş herkese özgürlükleri geri verildi. Borçlanmalarda kişisel özgürlüğün borcun teminatına sayılmasına olanak veren tüm kurallar kaldırıldı. Arazi mülkiyetinde tavan uygulamasına geçildi. Böylelikle, güçlü ailelerin adaletsiz ölçüde arazi mülküyeti hakkına sahip olması engellendi.

Solon'un reformları sınıfsal ayrımların keskinleşmesi ve politik bir ayaklanmanın nedeni oldu. M.Ö. 480'de Atina Pers'lerin eline düştü. Bu tarihten önce, pek çok Yunan şehir devleti Pers'ler ile savaşlar yaşamıştı. Atina'nın güçlü ticaret filosu, diğer Yunan şehir devletlerinin Atina etrafında toplanmasına ve ortak bir filo oluşturmalarına neden oldu. Bu filo, M.Ö. 477'de kuruldu ve Delian Birliği adını aldı. Sparta ise, Atina'nın en büyük rakibi konumundaydı. Nitekim, M.Ö. 431'de Atina ve Sparta arasında Peloponnes Savaşı olarak tarihe geçen savaş patlak verdi. M.Ö. 404'te Sparta savaşın galibi oldu ve Atina merkezli filo dağıldı.

Pers Savaşı ile Peloponnes Savaşı arasında geçen 40 yıllık süreç Atina'da barış ile geçen yıllardı. Bu döneme, M.Ö. 461 ila 430 yılları arasında Atina'yı yöneten Pericles'in adı verildi ve Pericles Dönemi dendi. Bu dönem tarihe Atina'nın altın çağı olarak da geçti.

Pericles, Doğu Akdeniz'de korsanlık faaliyetlerini sonlandırdı. Böylece, ticaretin süratle gelişmesi sağlandı. Bunun yanısıra, ticari tarım ve üretim gelişti. Bankacılık, kredi mekanizması, paranın değişimi, emtia spekülasyonu ve tekel gücü gibi faaliyetler ve kavramlar çok güçlü bir şekilde kendilerine yer buldular. Bazı iktisat tarihçileri Pericles Dönemi'nde karmaşıklaşan ekonomik ilişkilerin hemen hemen Rönesans sonrası Avrupa'sına kadar geçen sürede hiç bu kadar yoğun ve süratli bir şekilde evrilmediğini dahi öne sürdüler.

Pericles Dönemi, büyük inşaat projelerinin hayata geçirilmesine de sebep oldu. Atina'daki Parthenon Pericles Dönemi'nin eseridir. Eser, Atina demokrasisinin, antik Yunanistan'ın ve batı medeniyetinin sembolü haline gelmiştir. İnşası M.Ö. 447'de başlamış ve M.Ö. 438'de bitmiştir. Süsleme çalışmaları M.Ö. 432'ye devam etmiştir. Osmanlı işgali sonrasında, 1460'tan itibaren Parthenon'un camiye dönüştürüldüğünü de not olarak düşelim.

Pericles Dönemi'ne uzanan yol Solon ile başlamıştır. Solon, yaklaşık olarak M.Ö. 621'de Draco tarafından yazılmış olan Atina anayasasının yok edilmesini amaçlamıştır. Draco'nun Atina anayasası demokratik değildir. Son derece sert ve acımasızdır. Hatta, mürekkep yerine kanla yazıldığı rivayet edilmiştir.

Yıl M.S. 2016. Ekonomik gelişmelerin siyasi gelişmelerle iç içe geçerek tarih boyunca birbirlerini nasıl beslemiş olduklarını biliyoruz. Bu gelişmelerin savaşların nedenleri olduğunu da pek çok kez tespit ettik. M.S. 2016 itibariyle yaşadıklarımız da farklı değil. Bu yazıdaki örneğimi yakın geçmişten değil, tam tersine uzak geçmişten seçtim ki insanın değişmiyor olduğunu daha çarpıcı bir şekilde ortaya koyabileyim. Gelecekte de değişmeyecek. Sorunlar zamanın akışı ile beraber logaritmik bir hızla artacak. Geçmiş, geleceğin aynası.

Arda Tunca
(İstanbul, 13.03.2016)