Pages

Saturday, December 5, 2015

Piyasalarda Değişik Hafta

Avrupa Merkez Bankası (AMB) başkanı Mario Draghi, piyasları desteklemek için ne gerekirse yapılacağını 2012'den beri sürekli söylüyor. Geride bıraktığımız haftadan bir önceki hafta yine benzer bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamanın anlamı, piyasalarda Euro likiditesinin piyasa ihtiyaçları doğrultusunda sağlanacağı ve bu nedenle Euro'nun Dolar karşısında değer kaybedeceği idi. Nitekim, Draghi'nin açıklamaları sonrasında, beklentilerle paralel olarak Euro, Dolar karşısında değer kaybına uğramış ve Euro/Dolar paritesi 1.06'nın altına inmişti. Çünkü, Draghi'nin verdiği mesaj piyasada bol miktarda Euro bulunacağı yönündeydi.

Geride bıraktığımız hafta içinde AMB'nin faiz kararı vereceği toplantısı ve ardından Draghi'nin konuşması vardı. Piyasadaki ağırlıklı beklenti, faizin -%0.4'e indirileceği idi. Hatta, -%0.45 beklentisi de vardı.

AMB'nin kararı öncesinde, Euro'nun faizinin en az -%0.4 olacağı ve Euro cinsinden açık pozisyon taşıyarak Dolar cinsinden varlıklarda fon tutmayı tercih eden kurumlar bulunmaktaydı. AMB, faizi piyasa beklentileri ile uyumlu olmayan bir seviye olan -%0.3 seviyesinde belirleyince ve AMB'nin aylık bono alım operasyonlarını Eylül 2016'dan Mart 2017'ye uzatınca piyasa bir hayal kırıklığı yaşadı.

AMB'nin almış olduğu kararlar Euro'nun likiditesini destekliyor. Yani, piyasada Euro bolluğunu hem faiz oranı, hem de bono alım programının süresi açısından destekleyici nitelik taşıyor. Bu durumda, Euro'nun değer kaybetmesi gerekirdi. Draghi'nin yaptığı konuşma ile Aralık'ta faiz artırma hazırlığı içinde olan Fed'in başkanı Yellen'ın konuşması aynı hafta içine denk geldi. Nitekim, Yellen'ın konuşması Fed'in faiz artırımını Aralık ayında gerçekleştirecek olması beklentisini canlı tuttu. Dolayısıyla, hem AMB'nin aldığı kararlar, hem de Yellen'ın konuşması 1.06'nın altında seyreden Euro/Dolar paritesini Dolar'ı güçlendirecek şekilde düşmesi gerekiyordu. Fakat, sürpriz bir şekilde tam tersi oldu. Euro/Dolar paritesi 1.09'un üzerine çıktı.

Ekonomilerin makro ekonomik değişkenlerinin değerlerinin belirlenmesinde finansal piyasalarda oluşan beklentilerin büyük payı var. Bu gerçek, günümüz küresel ekonomik mimarisinin bir yanlışlığına işaret ediyor. Ancak, analiz yaparken bu gerçeği veri olarak kabul etmek zorundayız.

Euro cinsinden açık pozisyon taşıyan kurumlar, Euro cinsinden borçlanma ve Dolar cinsinden varlık taşımanın bekledikleri ölçüde kar yaratmayacağını düşündüler. Çünkü, AMB'nin Euro likiditesini artırmak konusunda attığı adımı yeterli bulmadılar. Bu nedenle, Euro cinsinden açık pozisyonlarını kapatmak amacıyla Dolar cinsinden varlıkları satarak, Euro cinsinden varlık alımına geçtiler. Böylece Euro, son altı yılda Dolar karşısında bir gün içindeki en hızlı yükselişini gerçekleştirdi.

Hafta başlarken, hafta içinde beklenen gündeme bakarak Dolar'ın Euro karşısında değer kazanacağını düşünmüştüm. Bu düşündüğümün tam tersi gerçekleşti. Küresel piyasalarda kırk yıldır işlem yaptığını ve böyle bir gelişmeye hiç denk gelmediğini söyleyen Dennis Gartman'ın açıklamaları dikkat çekiciydi.

Piyasalarda işlem yapanların pozisyonları açısından Draghi'nin verdiği mesajlar ve faiz oranı değişiklikleri önemli. Fakat, Avrupa ekonomilerinin makro ekonomik performansı açısından pek bir önemi kalmadı. Bu durum, uzun bir süredir böyle. Makro ekonomik performans için faizin -%04. yerine -%0.3 olmasının hiçbir önemi yok. Ayrıca, yine makro ekonomik performans açısından Avrupa'nın ihtiyacı olan yapısal dönüşümdür. Siyaset müessesesinin almadığı ya da Avrupa'da ağır işleyen karar mekanizmaları nedeniyle alamadığı kararlar nedeniyle umutlar AMB ve Draghi üzerinde yoğunlaşıyor.

Piyasalarda hayal kırıklığı yaratan AMB kararlarının ertesi gününde Draghi yeniden konuştu. AMB'nin, gerektiğinde ihtiyaç duyulan likiditeyi sağlamaya yöneleceğini dile getirdi. 2012'den beri ısrarla söylediğini yeniden söyledi. Yani, "dün bir hayal kırıklığı yarattık galiba ama aslında iş öyle değil" anlamında bir açıklama oldu. Ardından, bir gün önce kapatılan bazı Euro cinsinden açık pozisyonlar kısmen yeniden tesis edildi. Euro, bir miktar değer kaybetti.

Beklentiler ve algı! Eski bir yazımda ( http://ardatunca.blogspot.com.tr/2014/06/psikoloji-alg-ve-beklenti.html ) ele aldığım üzere bugünün koşullarında beklenti ve algının çok önemli ağırlıkları var. Ekonominin kuralları değişmedi. Beklenti ve algının artan önemi nedeniyle ekonominin kurallarının işleyiş sırası yer değiştirebiliyor.

Peki, Draghi'nin beklenti ve algıyı yönetmekte hata yaptığı ve beklenmeyen bir sonuçla karşı karşıya kaldığı söylenebilir mi? AMB'nin kararlarının ertesi gününde yeniden açıklama yapmak zorunda kaldığına bakınca, bence evet. Fakat, piyasaların 0.01 puanlık hassasiyeti de ayrıca ele alınması gereken şaşırtıcı bir duruma işaret ediyor. Draghi'nin uzun süredir "ne gerekiyorsa yapacağız" anlamına gelen açıklamalarına rağmen 0.01 puanlık bir sapmaya böylesine büyük ölçekte tepki vermeleri de son derece ilgi çekici bir tepki.

Arda Tunca
(İstanbul, 05.12.2015)