Pages

Saturday, October 31, 2015

CNBC-e'ye Veda

Gece geç bir saatte yatakta kitap okumaktayım. Yorgunum ama uyku yok. Kitabı bırakıyorum bir ara elimden. Uykuya dalmadan önce haberlere bir bakmak için Twitter'a giriyorum. Cep telefonumu elime aldıktan 2-3 dakika sonra görmediğim bir mesajım olduğunu fark ediyorum. "Merhaba Arda Bey" diye başlıyor mesaj. "Sizi bir yayında ağırlamak istiyoruz ve müsaitseniz yarın sabah kanala davet ediyoruz" cümlesiyle devam ediyor. Mesajı gönderen kişi Berfu Güven. Saat geç olmuş ve gözlerimden uyku akıyor artık. Daveti kabul ediyorum ama gece geç olduğu için mesajım Berfu Hanım tarafından görülmeyebilir diye düşünüyorum. Hemen cevap geliyor. Sabah 08:00'da kendimi stüdyoda buluyorum. CNBC-e'de ilk kez çıkıyorum.

Oturuyoruz stüdyaya. Bir saatlik yayın başlıyor. Temposu yüksek bir yayın oluyor. Keyifli bir yayın olduğunu dile getirerek vedalaşıyorum Berfu Güven ile.

CNBC-e ile tanışmamdan birkaç gün sonra başka bir yayına davet ediliyorum. Birkaç hafta sonra 3-4 yayına çıkmış oluyorum Geri Sayım programında. Aradan zaman geçiyor. Takip eden aylarda, başka kuşaklara da davet ediliyorum.

Bir kaç ay sonra, Berfu bir konuda benimle konuşmak istediğini söylüyor. "Elbette ki, ne zaman istersen" diye cevaplıyorum. "Seni sabitlemek istiyoruz" diyor. "Bana ne yapmak istediğinizi daha açık anlatır mısın lütfen" diyorum. "Korkma, düzenli olarak her pazartesi günü Geri Sayım'a konuk olarak almak istiyoruz seni" diyor. Kabul ediyorum ve 2 Kasım 2015 günü katılacağım son Geri Sayım'a kadar sürecek olan yaklaşık 2.5 senelik bir serüven başlıyor 2013'te.

Ekranda, Berfu ile beraberiz. Editör Tamer Arıcan'ın hazırlıkları olmasa programın gündemine hakim olamayız. Ne zaman kanala girsem, ekrana yapışmış bir şekilde programa hazırlık yapıyor. Günaydın demeye korkuyorum konsantrasyonunu bozacağım diye. Program öncesi, son anda elime tablolar tutuşturuyor. Yayına girmeden göz atıyorum tablolara. Not defterime notlar alıyorum. Tablolara işaret koyuyorum. "Son 10" uyarısıyla başlıyor yayın.

Reji odasında Yelda Tarı Turan, Esma Özergün, Esra Doğru, Zeynep Hasdemir, Emel Ekesan. Berfu üzerinden uyarılar geliyor: kravatını düzelt, cekette toz var gibi, biraz daha sağa dön, v.s. Jilet gibiyim birkaç hafta sonra. Bu defa ben başlıyorum soru sormaya: nasılım? İyi mi oturuş, duruş falan? Berfu'nun sorularıyla baş etmeye çalışırken, reji odası hareketli. Berfu ile temastalar. Ben ise konuşmaya devam ediyorum. Yayın çıkışlarında kahvaltılar. Herkesin keyfi yerinde. Rejiye her girişte ve çıkışta bir selam çakıyorum. Ergin Balabeyoğlu, Özkan Bey ya da Onur Bey mikrofonu yerleştiriyorlar üzerime. Çıkışta teslim ediyorum ama unutup gitme stresini yaşatmışlığım çokça oldu kendilerine.

Bir gün kahvaltıdayız. "Herşey yolunda değil mi" diye bir soru soruyorum. "Gayet iyi" diyorlar. Beni nereden bulduklarını soruyorum bu defa. Öğreniyorum ki, blogumda yazdığım bir merkez bankası kararına ilişkin yorumumu beğendiğini dile getirmiş Mahfi Hoca (Mahfi Eğilmez). Geri Sayım ailesi de "yayına çağıralım bari" demiş. Berfu'dan aldığım mesajın nedeni Mahfi Hoca imiş yani. Zaman içinde, kendisinin Son Baskı ve 11'de Ekonomi programlarının da konuğu oluyorum. Kendisiyle yaptığımız sohbetlerden ve tecrübelerinden yararlanmaktan büyük keyif alıyorum.

Zaman akıp geçerken, Berfu'da süratli bir kilo alma hali var. Bir bebek beklediği hiç aklıma gelmiyor. "Ne kadar da kilo aldı son zamanlarda" diye aklımdan geçirirken, 2. oğlunu beklediğini öğreniyorum. Doğum izni başlayınca, Zeynep Erataman ile devam ediyoruz Geri Sayım'lara.

İnci Özbek, Burçak Önder, Melda Yücel Kocaalp, Burcu Göksüzoğlu ile farklı kuşaklara katılıyorum. Herkes ile farklı bir uyum yakalıyoruz. Pek tesadüf olmasa gerek.

CNBC-e'de, sabit konuk olarak bir aile içinde hissettim kendimi hep. Kanala her girdiğimde, Benel Hızarcı her zamanki asil duruşu ile masasında. Sevecenliğin ve asaletin uyumunun temsili adeta.

Kanala girdiğimde, konuk odasından stüdyoya kadar Neşe Gerçekçi, Elif Öner veya Pelin Çoban eşlik ediyor bana. Herkese selam verirken, kendilerini sürekli bekletiyorum. Yordum kendilerini ama hep güler yüzle üzerimden attırdılar pazartesi sabahlarının pasını. Yayın sonlarında, Demet Özbay ile hayata dair sohbetlerimizi de hiç eksik etmedik.

Ayşe Ulaş Altıok'un ve Sevcan Bilgiç'in program saatlerine hassasiyet konusundaki titizlikleri ilginç şekilde eğlenceli idi. Ayşe'nin, konuğu kanalda görmeden rahat etmeyen halleri nedeniyle kanala gidene kadar nerede olduğumu kendisine bildirdiğim günler olduğunu hatırlıyorum. Sevcan Hanım hep memnundu benden. Kanala kendim gittiğim için en sevdiği konuklardandım.

Zeynep ile yayınlarda da çok uyumlu idik. Çok yayın yapınca, konuşmadan da anlaşacak hale geliyorsunuz bir süre sonra. Zeynep ile de böyle oldu yayınlar. Bir süre sonra, Murat Üzel de katıldı Geri Sayım'a dış haberleri aktarmak üzere. Zeynep, "bakalım yurt dışında para nasıl el değiştiriyor" diye yayını Murat'a teslim ediyor. Hemen Zeynep ile yayının geri kalanını konuşuyoruz. Zeynep, biber dolmasından sadece biraz daha az kalın olan kurşun kalemi ile notlar alıyor ve yine "son 10".

Stüdyoda Ali İbrahim Bey, Ceyda Hanım, Hasan Bey, Sinan Bey, Deniz Bey sürekli kameraları etrafımızda dolaştırıyorlar. Ekranlara görüntüler bu insanların sayesinde ulaşıyor.

2.5 yıl boyunca, bir aile gibiydi CNBC-e. Bana bu hissi veren herkese teşekkür ediyorum. Kanalın kapanıyor olması ekonomi yayıncılığı adına bir kayıp. Türkiye'nin ilk ekonomi kanalıydı. Yaşamı kısa süren Dünya Ekonomi TV vardı. Şimdi, sadece Bloomberg kaldı.

Geride kalan sürede, beni televizyoncu ya da üniversite hocası zannedenler oldu. Bunların hiçbiri değildim ve CNBC-e'de sadece konuktum oysa. CNBC-e'nin kapanışından dolayı üzgünüm. Güzel dostlar edindim bu 2.5 yılda. Onlar baki.

Arda Tunca
(İstanbul, 31.10.2015)