Pages

Sunday, August 9, 2015

Yunanistan Toparlayamayacak

Her ne kadar Yunanistan ekonomisine ilişkin hararetli gündem geride kalmış gibi gözükse de, önümüzdeki aylarda gündemde yeniden önemli bir yer bulacaktır. Zira, ne Yunanistan ekonomisi kurtuldu, ne de Euro Bölgesi birlik olmak yönünde önemli bir plan ortaya koyabildi. Birkaç hafta önce, Fransa cumhurbaşkanı Hollande'ın dile getirdiği bir Avrupa hükümeti fikri haberlerde yer buldu ama bu konuda herhangi bir tartışmaya tanıklık edemedik.

Yunanistan, borç geri ödeyememe riski nedeniyle 2010 yılında kreditörlerinden €110 milyarlık borç aldı. 2011 yılında, yeniden aynı sorun ortaya çıkınca €130 milyar daha borç aldı. Aynı dönemde, İrlanda ve Portekiz de benzer kurtarma planlarına tabi olmuştu. Amaç, Euro Bölgesi ülkelerinde ortaya çıkan borç krizinin bulaşıcı etkilerini yok etmek ve ödenmeyecek borçlar nedeniyle bu borçları finanse etmiş özel bankaların arka arkaya krize girmesinin önüne geçmekti.

Yıl 2015 ve Yunanistan yine benzer bir sorunla karşı karşıya. Bu defa ortaya çıkan rakam €86 milyar. Bu arada, Yunanistan ekonomisine güveni kalmamış Yunan iş adamları Aralık 2014'ten bu yana ülkeden yaklaşık €40 milyarlık para çıkışı gerçekleştirdiler.

Yunanistan bu kadar borçlanma yapmak zorunda kalırken, ne oluyor da yine borçlanmak zorunda kalıyor? Çok genel bir cevap, ülkenin gelir üretme gücünün son derece zayıf olmasıdır. Yunanistan'ın Euro Bölgesi içinde olması nedeniyle kendi para politikasını uygulama şansı yok. Küresel ekonominin en güçlü ekonomilerinden olan Almanya da Yunanistan ile aynı para politikalarıyla yönetiliyor. Biri gelir üretme gücü çok yüksek olan bir ekonomi, diğeri ise son derece zayıf olan bir ekonomi. Ancak, tabi oldukları para politikası aynı.

Önceden temin edilen toplam €240 milyarlık borç büyümeye odaklı politikalarda kullanılmak yerine, çaresiz olarak söz konusu borçların alacaklıları olan kuruluşlara ödendi. Borç anapara ve faizine ödenen rakam €120 milyar. Yani, alınan borcun yarısı yine borç ödemek için kullanılmış. €35 milyarlık kısım ise Yunanistan'daki ticari bankaların o anlık acil ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılmış. €48.2 milyarlık kısım ise bankaların sermaye açıklarını kapamalarına yönelik olarak kullanılmış. Böylece, sorun atlatılmış gibi gözüküyor.

Yunanistan, vergi toplayamıyor. Ekonomide yeni bir yatırım yapacak olanlar korkunç bir bürokrasi ile karşılaşıyor. Kamu varlıklarının €50 milyar değerindeki bölümünün satışını vaad eden önceki Yunan hükümetleri, bu vaadin ancak €3.2 milyarlık bölümünü gerçekleştirebildiler. Bankalar, yaraları sarıldıktan sonra da borç vermek gibi bir işlevi yerine getirmediler. Böylece, 2011'den bu yana ekonominin %25'lik bölümü uçtu. Yani, Yunanistan milli gelir üretme gücünün 1/4'ünü kaybetti.

Yukarıda özetlenen koşullar altında, Yunanistan'ın €86 milyarlık olası yeni kurtarma paketini nasıl kullanabileceğini beklemek lazım? Yine borç alınarak borçlar kapatılacak. IMF, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası'nın reform taleplerini yerine getirmek istemeyen ama yerine getirmek zorunda kalan Syriza liderliğindeki mevcut koalisyonun siyasi ömrü ne kadar olabilecek? Yani, borcu giderek artan ve de gelir üretemeyen Yunanistan ekonomisinin bir de siyasi bir krizle başa çıkmak zorunda kalması olasılık dahilinde değil mi?

Yunanistan yine gündeme oturacak. Her yeni gündeme gelişinde daha büyümüş bir sorun olarak geri dönüyor. Eski borçlar ağırlıklı olarak özel kuruluşlara idi. Şimdi, ağırlıklı olarak kamu kurumları devrede. Fakat, her ülkenin ve IMF gibi kurumların arkasında vergi ödeyen kitleler var. Onlar da hiç memnun değiller Yunanistan'ı sürekli finanse etmek zorunda kalmaktan. Daha önce yazmıştım. Yunanistan'ın Euro'dan kontrollü bir çıkışı uzun vadede çok daha olumlu idi.

Arda Tunca
(İstanbul, 08.08.2015)