Pages

Tuesday, August 18, 2015

Merkez Bankalarının Temel Görevleri

Yazının başlığına aldanılarak ders kitabı kıvamında bir yazı yazdığım düşünülmesin lütfen. TCMB'nin bugün yayımladığı "Küresel Para Politikalarının Normalleşme Sürecinde Yol Haritası" başlıklı dökümanı için dört kelimeden oluşan özetimdir bu başlık aslında.

Bir merkez bankasının para politikasında etkin olması piyasayı makro ekonomik politikalar çerçevesinde istenen noktaya yönlendirmek açısından büyük önem taşımaktadır. Politikada etkinlik, bir merkez bankasının kredibilitesini artırır ve yeni politika uygulaması kararlarında etkinliğin önünü açar. Böylece, merkez bankasının piyasa ile arasındaki iletişim de güçlü ve verimli bir seyir izler.

Bir süre önce TCMB faiz politikasında sadeleştirme yapacağını ilan etti. Mevcut faiz politikası yapısının karmaşık olması nedeniyle, TCMB'nin her aldığı yeni karar piyasada doğru yorumlanma zorluğu yaşıyordu. Bu durum, TCMB'nin politika etkinliğini zaman zaman azaltan bir etki olarak geçmişte karşımıza çıktı. Bu nedenle, faiz politikasında sadeleştirmeye gidilecek olmasına dair açıklama piyasada faiz politikasının yapısında bir değişiklik olacağı yönünde algılandı.

18 Ağustos tarihli PPK toplantısından beklentim herhangi bir faiz değişikliği olmayacağı yönündeydi. Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi kaos, terör, jeopolitik riskler ve küresel ekonomik gelişmeler artık bir faiz artırımının gerekçelerini oluşturmuştu. Fonlama faizinde 1.00 puanlık bir artışın olmasını gerekli görüyor olsam da, siyasi baskılar nedeniyle TCMB'nin herhangi bir faiz değişikliğine gitmeyeceğini düşünmekteydim.

Olması gereken faiz artırımının oranı tartışılabilir. 1.00 puanlık bir artışın kurdaki oynaklığı gidermeye yetmeyeceği de düşünülebilir. Ancak 1.00 puanlık bir faiz artırımının, TCMB'nin kendi yönettiği para birimi olan Türk Lirası üzerindeki hakimiyetine ve gelecekteki politika yönlendirmelerine dair güçlü bir mesajı olabileceği gerekçesiyle önemsenebileceğini düşünmekteydim. Şunu da özellikle belirtmek lazım ki, siyasi kaos, terör, jeopolitik riskler ve küresel ekonomik gelişmelerin hepsinin eş anlı olarak devrede olması TCMB'nin hiçbir koşulda kurda istikrar sağlayabilmesine olanak da vermeyebilir. Zira, bu dört önemli ve etkisi çok güçlü unsurun yarattığı büyük bir ekonomik belirsizlik söz konusu. Bu belirsizliğin ortaya koyacağı ekonomik sonuçlara karşı TCMB'nin son derece etkisiz kalabilmesi de bir olasılıktır. Ancak TCMB, piyasa ile iletişimindeki hata ile kendi etkinsizliğini kendisi yaratmış oldu.

TCMB'nin piyasada yarattığı algı faiz politikasında bir yapı değişikliği yönündeydi. Faiz kararına ilişkin basın duyurusunun hemen ardından paylaşılan diğer bir duyuru (Küresel Para Politikalarının Normalleşme Sürecinde Yol Haritası) ile faiz politikası yapısında herhangi bir değişiklik olmadığını gördük.

"Küresel Para Politikalarının Normalleşme Sürecinde Yol Haritası" başlıklı dökümanın üç temel başlığı var:
  1. Türk lirası likidite yönetimi çerçevesi ve sadeleştirme adımları.
  2. Döviz likiditesi önlemleri.
  3. Finansal istikrarı destekleyici önlemler.
Bu başlıklar altında, faiz koridorunun yerinde durduğunu ancak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında daha simetrik bir hale getirileceğini ve daraltılacağını anlıyoruz. Bu açıklama için yeni bir yol haritasına ihtiyaç yoktu. Mevcut yapı dahilinde rahatlıkla yapılabilirdi. Piyasaya verilecek bir mesaj, "sadeleştirme" isimlendirmesiyle büyük bir beklenti yaratılmadan verilebilirdi.

Önemli bir nokta, piyasa yapıcısı bankalara tanınan borçlanma imkanı faiz oranının kaldırılmış olmasıdır. Yapı değişikliği olarak adlandırabileceğimiz tek değişiklik bu. Ancak, bu madde de özel bir yol haritasını gerekli kılacak bir değişikliği içermiyor.

Teminat koşullarında sadeleştirmeye gidileceği ifade ediliyor. Neden sadeleşmiş yapı ne ise o ilan edilmiyor da hala bir plandan söz ediliyor? Bu madde için yorum yapamıyorum bundan başka.

Döviz alım ihalelerinde esneklikten söz ediliyor. Daha sık ve müdahale limitlerinin olmadığı bir düzene geçileceğini anlıyorum. Sıradan bir açıklama ile de ilan edilebilirdi.

ROK düzenlemeleriyle döviz likiditesi sağlanacağı söyleniyor. Zaten yapılmıyor muydu?

Döviz depo limitlerinin artırılacağı ifade ediliyor. Finansal sistemin TCMB nezdinde erişebileceği döviz likiditesinin bankaların gelecek bir yıldaki yurt dışı ödemelerini fazlasıyla karşılayacak seviyede belirleneceği ilan ediliyor. Çok önemli bir açıklama ama yine bir yapı değişikliği değil.

Bankaların üzerindeki yabancı para cinsinden çekirdek dışı yükümlülüklerin vadelerinin uzatılmasının teşvik edileceği dökümanda yer almış. Benzer bir amaçla TCMB, bu yılın başında bazı önlemler açıklamıştı.

Türk Lirası zorunlu karşılıklara ödenen kısmi faizin gözden geçirilebileceği açıklaması var. Bir merkez bankasının her zaman yapabileceği bir gözden geçirmedir.

Son olarak, USD cinsinden tutulan zorunlu karşılıklara, rezerv opsiyonlarına ve serbest hesaplara ödenen faiz oranının Fed'in politika faiz aralığının üst bandına yakın seviyelerde tutulabileceği dile getiriliyor.

TCMB'nin fazi politikasında sadeleştirme olarak adlandırdığı yol haritasından bir sadeleştirme çıkmadı. Piyasada oluşan yapı değişikliği beklentisi ise hiç gerçekleşmedi. Piyasa, TCMB'nin çok önemli bir politika yapısı değişikliğine gidiyor olduğunu düşündü. 

TCMB, bir merkez bankasının doğal görev alanındaki konuları özetlemiş oldu. Bilinmeyen bir konuda bir açıklamaya rastlamadım. Yukarıda özetlenen tüm maddelerin zaten geçmiş dönemlerde uygulamaları vardı ve defalarca ifade de edildi. Neden TCMB, yeni bir oyun planı ortaya koyuyor gibi zaten uygulamakta olduğu politikaları gelecekte de uygulayabileceğini özel bir gündemle anlatma ihtiyacı duydu?

Dökümanın başlığı da sorunlu. Küresel para politikalarında normalleşme sürecinden söz ediyor başlık. Normalleşme politikasından söz edebileceğimiz tek merkez bankası Fed. Belki daha sonra BoE de bu sürece dahil olur. Başka da normalleşebilme olasılığı olan merkez bankası yok.

Herşeye rağmen, TCMB'nin bugünkü açıklamalarının büyük etkisi oldu. USD/TL kuru önce 2.8834 ile ilk rekor denemesini gerçekleştirdi, sonraki 30 dakika civarında ise 2.8932'ye dayandı. Benim ekranlarda gördüğüm en yüksek seviye 2.8961 oldu.

İşte piyasa ile iletişim, işte sonuç.

Arda Tunca
(İstanbul, 18.08.2015)