Pages

Tuesday, July 7, 2015

Winton'un Çocukları

669 Yahudi çocuğu kaçırılır Çekoslovakya'dan ve yarım asra yakın, kimsenin haberi olmaz bu hikayeden.

Grete Gjelstrup, evinin çatı katı odasında bazı not defterleri bulur. Yüzlerce ismin yazılı olduğu sayfalarla doludur not defterlerinin yaprakları. Biraz daha karıştırınca, bu defa resimler, mektuplar ve çok sayıda seyahat dökümanları çıkmaya başlar ortaya. Tozlarını önce bir üflemek gerekir belgelerin üzerlerindeki yazıları okuyabilmek için. Bütün bunların, 1948 yılında evlendiği eşine ait olduğunu anlar Danimarkalı kadın. Evli olduğu adamın 40 yıl boyunca hiç söz etmediği bu belgeler için bir açıklama ister eşinden. Lafları ağzında geveler Nicholas Winton. Onca yıl sonra, belgelerin hiçbir önemi kalmadığını anlatarak geçiştirmeye çalışır konuyu. Fakat, izin vermez karısı.

Grete Gjelstrup, bir Nazi katliamı tarihçisine götürür belgeleri. Bir gazete makalesine konu olur mektuplar, not defterleri ve fotoğraflar önce. Ardından, BBC'de bir program yapılır. Nicholas Winton'un hikayesi ve çocukları gün yüzüne çıkar böylece.

19 Mayıs 1919'da, Londra'da doğar Nicholas Winton. Ailesi, Alman Yahudi'si olup, Wertheim soyadına sahiptir. Daha sonra hıristiyanlığı seçerek Winton soyadını alır aile. Londra'da yaşadıkları için, Alman'dan çok İngiliz olmuştur artık ailenin üyeleri.

Londra'da hisse senedi alımı ve satımı ile para kazanan bir adamdır Nicholas Winton. İsviçre Alp'lerinde bir kayak tatilindeyken, Aralık 1938'de aldığı ani bir davet üzerine Prag'a gitmek durumunda kalır. Davet, Çekoslovakya'daki bir arkadaşından gelmiştir. Çekoslovakya'nın batısında yer alan Sudetenland bölgesi, Almanya tarafından kendi toprağı olarak ilan edilmiştir. Winton'un arkadaşı Martin Blake, bölgedeki Yahudi çocuklarının kurtarılması için yardıma ihtiyaç duymaktadır.

Almanya ve Avusturya'daki Yahudi dükkanları, evleri ve sinagoglar meşhur "Kristallnacht" sırasında yağmalanmıştır. Nazi'lerden korku, özellikle Almanya'nın doğusundaki ülkelerde had safhadadır.

İngiltere, 1938'in sonlarında doğru "Kindertransport" adında bir program uygulamaya başlamıştır. Buna göre, 17 yaşın altında olan Yahudi çocukları için, onları giderek yükselen Yahudi karşıtlığından kurtarmak amacıyla İngiltere'de aileler bulunmaktadır. Çocuklar, bu ailelerin yanlarına yerleştirilmektedir. Tehlike ortadan kalkınca, çocukların ülkelerine geri gönderilmeleri için hükümet tarafından 50 Sterlin'lik yardım garanti edilmektedir. İngiltere, bu program çerçevesinde Almanya ve Avusturya'ya temsilciler göndermiş ve 2. Dünya Savaşı başlamadan önce 10.000 kadar Yahudi çocuğunun hayatını kurtarmıştır. Fakat, Çekoslovakya için bu program uygulanmamıştır. Görev, Martin Blake'in davetiyle Nicholas Winton'a düşer. Tehlikeler, rüşvetler, Gestapo ile geliştirilen yakın ve gizli ilişkiler, bürokratik işlemler sonucunda ve büyük miktarlarda para ayarlanarak operasyon başlatılır.

14 Mart 1939 günü, Hitler'in Çekoslovakya'ya ait Bohemia ve Morania bölgelerini Çekoslovakya'dan koparıp Almanya'ya dahil etmesinden birkaç saat önce 20 çocuk trenle Prag'tan gönderilir. Çocukların aileleri perişandır. Çocuklarını İngiltere'ye uğurlamaktadırlar. Onları bir daha görüp göremeyeceklerini hiç bilemeden ve hiç tanımadıkları başka insanların yanına.

Sekiz tane tren daha ayarlanır ve bunların yedisi seyahatlerini tamamlayabilir. Sekizinci trendekiler yakalanır. Bu trende 250 çocuk vardır. Yakalandıkları gün 1 Eylül 1939'dur. Aynı gün Hitler Polonya'yı işgal eder.

Winton'un çabalarıyla 669 çocuk İngiltere'ye gönderilmiştir. Polonya'nın işgalinin ardından, Çekoslovakya'nın da dahil olduğu ve Almanya'nın kontrolündeki ülkelerin sınırları kapatılmıştır. Winton'un kurtarma çalışmalarına devam edebilmesi mümkün değildir artık. Son trendeki 250 çocuğun konsantrasyon kamplarında ölmüş olduğu tahmin ediliyor bugün. Kurtarılan 669 çocuğun ailelerinin büyük bir bölümü Auschwitz'te, Bergen-Belsen'de ve Theresienstadt'ta öldürülür. Çocukların büyük bir bölümü, savaştan sonra İngiltere'de kalır. Bir bölümü ise daha sonra ABD'ye, Avusturya'ya ya da İsrail'e göç eder. Yaşları 80 civarında olan bu çocuklara "Winton'un Çocukları" denir.

Winton'un çocuklarını 1988'e kadar bilmedi kimse. Nicholas Winton'un eşi sayesinde öğrendi herkes bu hikayeyi. Winton'un çocukları, kendi çocuklarıyla beraber bir araya geldiler 2009'da. 1930'lardan kalma bir trenle yeniden çıktılar yola Prag'tan. Yüklü duygularla, gözyaşlarıyla. Aynı istasyondan başlattıkları ilk yolculuktan 70 sene sonra Liverpool Street istasyonuna vardılar. Bir sürpriz bekliyordu onları istasyonda. Tren istasyona yaklaştıkça, bir insan silüeti belirmeye başladı. Trenden indiklerinde, karşılarında Nicholas Winton vardı. 100 yaşını henüz doldurmuştu. 70 sene sonra Winton, çocukları ve onların çocuklarıyla kucaklaştı. Üç çocuğundan birini 7 yaşında iken, 1962'de kaybetmişti ama 669 çocuğunun çocukları ile beraber kocaman bir ailesi vardı.

Dünya Winton'u tanıyınca, ABD başkanı George W. Bush, İngiltere başbakanı Tony Blair ve İsrail cumhurbaşkanı Ezer Weizman teşekkür mektupları yazdılar kendisine. Çek Cumhuriyeti, Nobel barış ödülüne aday gösterdi Winton'u. Prag şehri, onur vatandaşı yaptı Winton'u. Prag'ta ve Londra'da bazı caddelere ve okullara ismi verildi. Not defterleri ise, Nazi katlimanın anılması için yapılan Yad Vashem'e gönderildi.

1994'te izlemiştim Oskar Schindler'in hikayesini anlatan filmi. 1.200 kişi vardı O'nun listesinde. Bir de Raoul Wallenberg var böyle bir operasyonla insan hayatı kurtaran.

Nicholas Winton, 1 Temmuz 2015 günü, 106 yaşında öldü. İnsan gibi insan olmanın dini, dili, ırkı, rengi yok. Ders çıkarmıyor insanoğlu bu acılardan ama.

Arda Tunca
(İstanbul, 05.07.2015)