Pages

Wednesday, May 27, 2015

Gecenin Derinliği

Seviyorum geceleri. Dünya uyurken ben, dünya üzerine, sevgiler, acılar, insanlar, hayatın sundukları ve sunamadıkları üzerine düşünmeyi ve hissetmeyi seviyorum. Tatlı yalnızlığın hükmünün tadını çıkartıyorum. Sessizliğin huzurlu sesini dinliyorum.

Yalnızlık, kendimle yüzleşme anlarım. Vicdanımın sesine kulak verdiğim zamanlarım. Biraz cesarete, biraz duygulara ihtiyaç duyduğum yolculuklarım.

Hergün birşeyler birikiyor hayata dair. Biriktirdiklerimle mutlu olmak istiyorum. Etrafımdakiler de mutlu olsun istiyorum. Önce, kendimle ilgili vicdani bir rahatsızlığım olmamalı ki cesaretimi toplayayım. Sonra, hatalarımla yüzleşecek gücüm olmalı. Sadece ben bilmeliyim hatalarımı. Bana ait sırlarım olmalı hatalarım. Kimse umurumda olmamalı onlarla ilgili. Sonuçlarını da kimse ödememeli benden başka.

Biriktirdiklerim, ders olarak ilerletmeli beni. Ders almak olgunluktur, yenilenmektir, hatırlamaktır. Aptalca olurdu tersi. Gereken dersleri alıyor muyum? Hissediyorsam, almışım demektir. Dersini alamadıklarımı da hayatın rastlantılarında öğrenirim artık denk gelirse bir daha.

Geceleri, cesaretle yüzleşme vakti hayatla. Geride kalanları, bugünü ve yarını hissederek düşünme anları.

Ülkenin dayanılması giderek zorlaşan havası mıdır beni boğan son zamanların gecelerinde? Evet, zor zamanlardan çok geçtim bugüne kadar. Ama tek başıma, ama birileriyle. Ancak, gördüğüm, hissettiğim ve yaşadığım bir başka ağır geliyor geceleri bu aralar.

Geceleri aklıma düşen her düşünceyi, ruhuma düşen her duyguyu yönetebildiğimce yönettim hep ama bana ait olmayan kasvetin beni içine soktuğu çaresizliğin içimdeki fırtınalarını dindiremiyorum bugünlerde. Siniri de cabası.

Arda Tunca
(İstanbul, 23.05.2015)