Pages

Tuesday, February 24, 2015

Yunanistan Kurtuldu mu?

Yunan ekonomisinin bugün yaşadığı sorunların temelinde 3 tane çok önemli konu başlığı var:
  1. Sektörel çeşitliliğin olmaması
  2. Vergi denetimindeki sorunlar
  3. Kamuda yolsuzluk ve ağır bürokrasi
Yunan ekonomisi büyük ölçüde turizm ve gemicilik sektörlerine dayanıyor. Bu özelliği ile petrol üreten ülkelerin sektörel çeşitlilik yaratamaması durumuyla benzeşiyor. Vergi denetimindeki sorunlar nedeniyle vergi toplamada sorunlar yaşıyor ve kamu açıklarını kontrol altına almakta zorlanıyor. Almanya geçtiğimiz günlerde 500 vergi denetçisinin bir süreliğine Yunanistan'da çalışmasını dahi önerdi. Kamu kesimindeki yolsuzluk ve ağır bürokrasi yatırımların önünde büyük engel teşkil ediyor.

Ülke ekonomisinin temel yapısı ve sorunları Euro Bölgesi'nde yer alan ve" merkez ekonomiler" olarak nitelenen Almanya, Fransa, Hollanda, v.b. ekonomilerin yapıları ve sorunlarıyla hiçbir yakınlık göstermiyor.

Troyka adı verilen IMF, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası'nın ortak operasyonuyla Yunan ekonomisi 2010 yılında bir kurtarma paketi ile €240 milyarlık yardım aldı. Ancak, 2010 yılından bu yana kümülatif olarak ekonomi %25 oranında küçüldü. Hem Yunanistan'ın kendi ekonomik yapısının yarattığı sorunlar, hem de Avrupa ekonomilerinin çok düşük performansı nedeniyle Yunanistan bir türlü büyüme patikasına oturamadı.

Troyka'nın kurtarma paketi, Yunan halkına kemerleri sıktırdı. Maliye politikaları, ekonomik büyümeyi ivmelendirmek yönünde genişletici olarak değil, daraltıcı olarak belirlendi. Yunanistan'ın borçluluğunun milli gelirine oranı %170 seviyesinin üzerinde. Bu borcun, mevcut yapı ve sorunlarla Troyka'nın ortaya koyduğu kredi koşullarıyla ödenebilmesi mümkün değil. Halk, üzerindeki mali yüklerden ve kredi koşulları gereği artmayan ücretlerden yılmış durumda iken ortaya Syriza adlı parti çıkıverdi ve "sizi bu durumdan kurtaracağım" dedi.

Mevcut kredi paketinin süresi 28 Şubat günü doluyor idi. Yani, Yunanistan için kredinin geri ödeme takvimi çalışmaya başlayacaktı. Syriza, 6 ay erteleme istedi ama taraflar 4 ayda anlaştı ve böylece sorun Haziran sonuna ertelendi. Ancak, erteleme için Yunan Hükümeti'nin bazı reform sözleri vermesi gerekiyordu. Bu sözler verildi ve 24 Şubat 2015 günü Euro Bölgesi'nin maliye bakanları tarafından kabul edildi. Şimdi bu reform paketinin Euro Bölgesi üyelerinin parlamentolarında onaylanması gerekiyor. Büyük olasılıkla, parlamento onayları alınacaktır.

Bütün bu gelişmeler, Yunanistan'a ilişkin sorunların yok edildiği anlamına geliyor mu? Euro Bölgesi'nin sağlıklı bir parasal birlik olabilmesi konusunda hayır. Ancak, sorunun yüzdürülebilmesi anlamında evet.

Yunanistan'ın mevcut ekonomik yapısı ile mevcut borcunun Maastricht kriterlerinin öngördüğü kamu açıklarının milli gelirin azami %60'ı seviyesine getirebilmesi çok uzun yıllar alacak bir süreç. Sürekli küçülen bir ekonomi ile böyle bir şeyi hayal etmek dahi imkansız. Euro Bölgesi'nin genel ekonomik koşulları düzelemiyorken, Yunanistan'ın düzelmesini beklemek de mümkün değil. Bu durumda, Troyka ile Yunanistan'ın anlaşmasından başka bir olasılık zaten yoktu. Masada, çaresizliğin dayattığı çözümsüzlük nedeniyle pozisyonu çok zayıf olmasna rağmen Yunanistan garip bir şekilde güçlüydü.

Syriza, halkın ödediği bedelleri daha da artıracak her bir kuralın kendisi için "kırmızı çizgileri" oluşturacağını net olarak ortaya koydu. Ancak, devlete ait uygun varlıkların satılacağı, emeklilik fonlarının konsolide edileceği, vergi toplanma ve idaresinin reform nitelikli değişikliklere tabi tutulacağı yönünde taahhütlerde bulundu. Görünen o ki, Troyka da Syriza'nın kırmızı çizgilerine basmadı. Böylece, 4 aylık bir erteleme reformlara bağlanarak sağlandı.

Sorun, temelde hallolmadı. Zaman kazanıldı. Sorun ertelendi. Syriza'nın reformları izlenecek şimdi. Diyelim ki herşey olumlu seyretti, sorun çözülmüş olacak mı? Euro Bölgesi'nin sorunları sadece Yunanistan sorununu öteleyerek sonlandırılamıyor maalesef.

Piyasalar bir nefes aldı. Oynaklık kaynağı konusunda hiç arz sıkıntısı çekilmeyen bir yılda, hiç değilse kaynaklardan birinin ateşi bir süreliğine düşürülmüş oldu.

Arda Tunca
(İstanbul, 24.02.2015)