Pages

Friday, January 2, 2015

Rusya Etkisi: İş Ortaklıkları, Türkiye, Beyaz Rusya

Rusya Merkez Bankası, Trust Bank adlı bankaya $530 milyonluk bir enjeksiyon yapacağını açıkladı geçtiğimiz günlerde. Ekonomik krize girdiğinden artık emin olduğumuz Rusya'nın ilk kurtarma operasyonu böylece devreye girmiş oldu. Mart 2014'ten bu yana süren Ukrayna kaynaklı jeopolitik kriz Rusya'yı bu kötü noktaya getirdi. Putin'in büyük başarısı (!) söz konusu. Altyapısındaki ve işgücündeki verimsizliklerin ekonomik bedellerini petrol fiyatı yüksekken de zaten ödemekte olan Rusya'nın $55-$60 arasında seyreden petrol fiyatlarıyla ekonomisini ayakta tutabilmesi imkansız görünüyor.

Rusya için 2015 yılı büyüme tahmini -%5 olarak yapılıyor. Yani, ciddi bir küçülme bekleniyor. Enflasyonun ise %12-15 aralığında gerçekleşeceği öngörülüyor. Rusya, 2008 krizinin etkisiyle 2009'da da %7.8 oranında küçülmüştü. Ancak bu defa, düşen petrol fiyatlarının ve ABD ile AB'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların etkisiyle krizde.

Batı, Beyaz Rusya'nın otoriter lideri Aleksandr G. Lukashenko için Avrupa'daki son diktatör benzetmesini yapıyordu ama Putin'in Rusya'yı eski emperyal havasına döndürmek için attığı adımları görerek bu benzetmeyi bir kenara attı. Lukashenko, kıtadaki son diktatör değilmiş meğer. Demokrasilerin gerilediği bir coğrafyada soğuk savaşın sona ermesiyle bittiği düşünülen anlayışlar 21. yüzyıl versiyonlarıyla geri döndüler. Bu durum, Rusya ile iş ortaklıklarına girişmiş olan bazı şirketler için de zorlukları beraberinde getirdi.

Morgan Stanley, Rosneft'e petrol ticareti ve depolama iş kolunun satışını planlamaktaydı. Ancak, bu plandan vazgeçildi. Alman kimya şirketi BASF, Batı Sibirya'da Gazprom'a ait 2 adet gaz sahasını alacak ve karşılığında Almanya'da BASF'in ve Gazprom'un ortaklığının söz konusu olduğu gaz ticareti ve depolama iş kolunun kontrolünü Gazprom'a bırakacaktı. Bu plan da rafa kaldırıldı. BP, 2013 yılında BP-TNK ortaklığındaki hissesini Rosneft'e devretmiş ve ayrıca Rosneft'e $12.5 milyar ödemişti. Karşılığında ise, Rosneft'in %20'lik hissesine sahip olmuştu. Rusya'nın içinde bulunduğu kriz nedeniyle Rosneft'in zarar etmesi BP için önemli bir sorun haline geldi. Yani, batı dünyası ile Rusya arasında kurulmuş olan iş ortaklıkları planları ya geri çekiliyor ya da mevcut ortaklıklar için sıkıntılı bir süreç başlamış oluyor.

Geçtiğimiz günlerde, Radikal'deki köşesinde Fatih Özatay Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilere ilişkin bazı istatistiki verileri derledi. Bu derlemeye göre, Kasım 2013-Kasım 2014 arasında Türkiye'nin Rusya'ya $6.2 milyarlık ihracatı olmuş. 2013'te Türkiye'ye gelen turistlerin %12'si Rusya'dan gelmiş. Kasım 2013-Kasım 2014 arasında, Türkiye'nin toplam turizm geliri $29.7 milyar olduğuna göre, Rusya kaynaklı yıllık turizm gelirimiz kabaca $3.6 milyara tekabül ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin Kasım 2013-Kasım 2014 arasındaki toplam $8.7 milyarlık bavul ticareti gelirinin yarısı da Rusya kaynaklıymış. Sonuç itibariye, Rusya'nın Türkiye'nin yıllık gelirlerinde önemli bir payı var ve bu gelirin önemli bir bölümü 2015'te kaybolacak.

Yukarıda Lukashenko'dan söz etmişken, Rusya'nın krizini fırsat bilen ve Rusya ile Ukrayna arasında duran bir ülkenin aradan çıkıverdiğini de belirtmek lazım: Beyaz Rusya. Moskova, Avrupa'dan gıda ithalatını yasakladı. Bazı Beyaz Rus firmaları Avrupa'dan et ve diğer gıda ürünlerini ithal ediyorlar ve üretimden geçirerek Rusya'ya ihracat yapıyorlar. Bazı firmalar ise, paketlenmiş, yani nihai tüketicinin kullanımına hazır hale getirilmiş gıda ürünlerini yeniden paketleyerek ürünlerin ülke orjinlerini değiştiriyorlar ve böylece Rusya'nın Avrupa'dan gıda ithalatı yasağını aşmak için Rusya'ya "Avrupa'lı olmayan" ürünleri ihraç ediyorlar. Beyaz Rusya'nın döviz rezervleri $5.8 milyar ve 2015'te $4 milyarlık dış borç servisi var. Bugüne kadar, bu krizden en çok faydalanan ülke Beyaz Rusya olmuş gibi.

Rusya, Beyaz Rusya ve Kazakistan Mayıs 2014'te bir Avrasya Ekonomik Birliği kurdular. Bu üç üye ülkenin finansal sistemini, sanayi ve tarım sektörlerini, işgücü piyasalarını ve lojistik güçlerini koordine edeceği düşünülen bu birliğin mevcut koşullarda ne anlamı olabilir? Bu birlik, ABD ve AB karşısında bir cephe oluşturma vizyonuysa eğer, Putin'in Rusya'nın emperyal gücü konusunu bir kez daha düşünmesinde fayda olur sanırım.

Arda Tunca
(İstanbul, 02.01.2015)