Pages

Friday, November 7, 2014

Petrolün Düşüşü ve Yaklaşan OPEC Toplantısı

OPEC tarafından hazırlanan yıllık bir rapora (World Oil Outlook) göre OPEC ülkelerinin ham petrolüne olan talep 2035 yılına kadar sürekli düşecek. Öyle ki, 2017 yılındaki günlük talebin 14 yılın dip seviyesi olan günlük 28.2 milyon varile gerilemesi bekleniyor. Bu tahmin, geçen yıl yapılan tahminin günde 600,000 varil altında ve bu yılki günlük ihtiyacın 800,000 varil altında.

Petrol arzı ile ilgili olarak, 31 Ekim itibariyle günde 9 milyon varillik üretim seviyesine ulaşan ABD'nin güçlü bir şekilde devreye girdiğini her petrol analizinde dikkate almak gerekiyor. 1 galon (3.79 litre) benzinin ABD'deki pompa fiyatı $2.95 seviyesinde. Yani, petrolün ABD'deki tüketicisi son derece keyifli bir noktada. Petrolü ucuz bir fiyattan tüketiyor zira. ABD'nin, Suriye ve Irak'ta terörle mücadele ederken Ukrayna'da güçlü bir Rusya ile karşı karşıya kalmak istememesi nedeniyle Suudi Arabistan ile yakınlaşarak OPEC içinde bir görüş ayrılığına neden olduğunu biliyoruz. Bu bir komplo teorisi değil, The New York Times yazarı Thomas Friedman'ın da geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı bir makalesinde (http://www.nytimes.com/2014/10/15/opinion/thomas-friedman-a-pump-war.html?_r=0) belirttiği üzere, gün yüzüne çıkmış bir strateji.

Yaklaşık 2.5 hafta kadar sonra Viyena'da bir OPEC toplantısı düzenlenecek. Toplantı, süratle gerilemiş olan petrol fiyatlarının petrole aşırı derecede bağımlı ülkelerde yaratmaya başladığı gerginliğin gölgesinde geçecek. Petrole aşırı bağımlılığı olan ülkelerin sektörel zenginliği olmadığı için, bütçelerinde petrol fiyatının seviyesi büyük etkiler yapıyor. Venezuela, ancak $162 seviyesindeki petrol fiyatıyla bütçesini denkleştirebiliyor. Fiyat, Nijerya için $126, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri için $82 seviyesinde. Yani, Brent petrolün mevcut $82-83 seviyesi, fiyat açısından durumu en rahat olanların dahi zorlanmaya başlayacakları bir seviye.

Mevcut koşullarda, OPEC toplantısının kuvvetle muhtemel sonucu, bir arz kısıntısına gidilmesidir. Rusya'nın petrol fiyatı üzerinden tehdit edilmesi konusunda dozun kaçması Rusya'yı ekonomik olarak zor durumda bıraksa bile Avrupa'nın enerji ihtiyacında Rusya'nın stratejik önemi unutulmamalı. Yani, Rusya'nın canını gereğinden çok sıkmanın küresel jeopolitik koşullar ve ekonomiler açısından maliyeti çok büyük olur.

OPEC üyelerinin önemli bir bölümü Suudi Arabistan ile ABD arasında yoğunlaşan ittifakın kendilerine olan maliyetinden rahatsız iken ve bu ülkelerin çoğu sorunlu ve istikrarsız siyasi rejimlere sahipken, mevcut küresel jeopolitik ve ekonomik sorunlarda yeni cepheler açılmaması için çaba gösterilecekse, OPEC toplantısından bir arz kısıntısı kararı çıkması gerekir. Yapılmakta olan tahminler, günlük 500,000 ila 1,000,000 varil arasındaki bir kısıntının gerçekleşeceğine işaret ediyor. Bu kısıntının fiyat cephesindeki anlamı, petrol fiyatının $90-100 aralığına yükselmesidir. Eğer ki bir arz kısıntısı ortaya çıkarsa, bu fiyat aralığını yılın sonuna doğru görme olasılığımız ortaya çıkar.

Türkiye için petrolün bugünlerdeki seviyeleri elbette ki olumludur. Ancak, yukarıda ifade etmeye çalıştığım faktörlerin olumsuzluk olarak küresel ekonomiye yansımaları Türkiye için dolaylı etkilerle başka olumsuzluklar yaratır. Bu nedenle, OPEC'in olası bir arz kısıntısına gitmesine Türkiye'nin çok da üzülmemesi gerekir. Bu da globalleşmenin sonuçları. Hep beraber iyi ya da hep beraber kötüyüz. Herkes birbirinin sağlığını da düşünmek zorunda.

Arda Tunca
(İstanbul, 07.11.2014)