Pages

Monday, September 8, 2014

Avrupa ve Japonya'da Para-Maliye Politikaları Uyumsuzlukları

Aynı yerde debelenip duruyoruz. Fed ne zaman faiz artırır? İngiltere faiz artırımına yakın mı? Draghi Euro'yu kurtarmak için ne gerekiyorsa yapacağız lafının altını bu seferki konuşmasında nasıl dolduracak? Avrupa Merkez Bankası'nın TLTRO ve varlık alım programı nedeniyle Türkiye'ye para girişi nasıl bir seyir izleyecek? €/$ paritesi 1.25'e gidecek mi, ne zaman? Bu soru listesini daha da uzatabilirim.
 
Yukarıdaki soruların ortak bir özelliği var: tamamı günlük piyasa hareketliliğine yön verecek nitelik taşıyor. Piyasanın seyri, içinde bulunduğu trendler son derece önemli. Ortaya çıkan değerler ekonomik gidişatı etkiliyor ve o gidişat daha sonra ekonomik değerleri etkiliyor. Fakat, döviz kuru, borsa endeksi, faiz oranı, v.s. derken temel ekonomik yapılara ve politikalara ilişkin noktalar gözden kaçıyor ya da herkes parasal kazanç ve kayıplarının derdinde olduğundan bu yapılara ve politikalara ilişkin noktalara yeteri kadar dikkat etmiyor.

Dikkatin odaklandığı nokta konusunda uzun vadeli ve kısa vadeli bakış açılarının belirleyiciliği elbette çok önemli bir unsur. Piyasa analistleri ve finansal varlıkların alım ve satımını yapan profesyoneller kısa vadeye odaklanırken, ekonomistler daha uzun vadeye bakma eğiliminde oluyorlar. Zira ekonomistlerin bakış açısında yapısal unsurların değerlendirilmesi, ekonomik değişkenlerin içinde bulundukları trendlerin sürdürülebilir olduğu ya da olmadığı noktasında anlık ya da günlük piyasa hareketlerine göre daha büyük önem taşıyor.
 
Ekonomistlerin bakış açılarına göre, Avrupa ve Japonya'da uygulanan politikaların yanlışlığı insanı şaşkınlığa uğratacak boyutta. Bu yazıyı okuma zahmetine katlanan üniversite öğrencilerine bir sorum olacak. Bir ülkede ya da ekonomik alanda, genişleyici para politikası uygulanmaktayken, eş anlı olarak daraltıcı maliye politikası uygulanmasının büyüme üzerinde ne gibi etkiler yapmasını beklersiniz?
 
Avrupa için ek varsayımları da soruya katarak:
  • bankacılık ağırlıklı bir finans sisteminin var olduğunu,
  • bankaların sermaye yeterlilik rasyolarının Basel kriterlerine göre tutmadığını,
  • bankacılık kesiminin kendi sorunları nedeniyle reel kesime yönelik kredi mekanizmalarını hareketlendiremediğini,
  • bankacılık kesimine önceki dönemlerde sağlanan likiditenin Avrupa Merkez Bankası'na mevduat olarak geri döndüğünü,
  • bu ekonomik alanın sağlıklı bir enflasyon oranı üretecek dinamizme sahip olmadığını ve bir deflasyon tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu,
  • bu ekonomik alan içindeki bazı ülkelerin resesyonda olduğunu
ortaya koyarsak, genişleyici bir para politikası karşısında daraltıcı maliye politikalarının uygulanmasını önerir misiniz?
 
Aynı soruyu yine bazı ek varsayımlarla Japonya için de soralım. Bu defa varsayımlarımız şunlar olsun:
  • kültürel nedenlerle marjinal tasarruf eğiliminin yüksek olduğu bir nüfus var,
  • 1990'ların başından bu yana yüzde sıfır düzeyindeki faize rağmen ekonomik canlılık ifade edecek bir enflasyon oranı üretilemiyor,
  • yakın bir geçmişte yaşanan bir doğal afetin sebep olduğu kamu harcamaları artışına rağmen büyümeye geçilemiyor,
  • büyüme konusunda yapısal sorunlar engel teşkil ediyor.
Bu varsayımlara dayanarak, tarihinde hiç görmediği boyutta bir parasal genişleme politikası uygulayan bir ülkede tüketime vergi getirirseniz ne olur? Yani, yine aynı soru. Genişleyici para politikası uygulanmaktayken, eş anlı olarak daraltıcı maliye politikası uygulanmasının büyüme üzerinde ne gibi etkiler yapmasını beklersiniz? Lütfen, cevabınızı ülke ekonomisinin 2014 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda %7.1 oranında daraldığını göz önünde bulundurarak veriniz.

Tamam, küresel krizle beraber kapitalist sistemin ve ekonomi teorisinin pek çok varsayımının sorgulanması gerektiğini dile getiriyoruz da bütün mesleki kitapları yeniden yazalım demedik. Bu kadar temel konuların bu kadar es geçilerek ekonomik kararların alınmış olmasına karşı söyleyecek ya da yazacak bir şey bulamıyorum.

Ekonometrik bir ölçümle, genişleyici para politikasının miktarının büyümeye katkısıyla daraltıcı nitelikte bir maliye politikasının büyümeyi ne kadar kısacağına bakarak genel olarak ekonomik büyümenin hangi düzeyde gerçekleşeceğini tahmin etmeye çalışabilirsiniz. Ancak, varsayımlarda ve/veya ölçümleme yöntemlerinde hata yaparsanız ortaya koyduğunuz politikalar hedeflemediğiniz sonuçlar verebilir. Avrupa ve Japonya'nın ne gibi ekonometrik analizler sonucunda kararlar aldıklarını bilmiyorum ama bir yerlerde bir terslik olduğu kesin.

Hem Avrupa'da, hem de Japonya'da veriler derdini yeteri kadar anlatmıyor mu zaten? Biz susalım, veriler konuşsun. Ekonomik gidişat, trendler ve veriler. Yazıya başlarken, birbirlerini etkiliyorlar demiştim. Günlük verilerin altındaki ekonomik yapılardan söz etmiştim. Bir de bu yapılarla oynayan karar alıcılar var. Sorunun içinde, şekil değiştiren kapitalizm karşısında yenilenmeye ihtiyaç duyan bir ekonomi teorisi var ama diğer yanda da bir üniversitenin ekonomi bölümünde anlatılan makro ekonomi dersini nasıl anladıklarını anlayamadığımız ekonomi yöneticileri var. Bu kadar da olur mu? Bilemiyorum. Benim kafam epeyce karışık bu konuda.

Arda Tunca
(İstanbul, 08.09.2014)