Pages

Wednesday, March 19, 2014

Amerikan Petrolü

ABD, hidrolik kırılma (fracking) teknolojisi ile kendinden "Suudi Amerika" olarak söz edilmesine neden olan bir sürecin içine girdi. Var olduğu uzun zamandır bilinen ama çıkarılması çok yüksek maliyetli olan petrol, hidrolik kırılma teknolojisi sayesinde kullanılabilir hale geliyor. Yer altında olduğu uydular aracılığıyla tespit edilen ve üzerindeki jeolojik yapıyı aşarak yer üstüne doğru sızamayan bu petrole İngilizce'de "tight oil" deniyor. Geçirgenliği olmayan kayaların altında kalmış petrol tanımlaması yapabiliriz "tight oil" için.

Hidrolik kırılma, yeri tespit edilen petrolün üzerinde duran bir kayaya delik açılması ve tonlarca tazyikli su kullanımıyla o deliğin petrolün bulunduğu noktaya kadar bir hat halinde ilerletilmesini ifade ediyor. Daha sonra, kayanın boyu uzunluğunda açılan kanaldan petrolün yer üstüne doğru emilmesiyle, petrol yer üstüne çıkarılmış oluyor. Bu teknoloji göreceli olarak çevre dostu ve bu yeni teknoloji sayesinde ekonomik hale gelebilmiş durumda. Hidrolik kırılma, önce kaya gazı için kullanılmaya başlandı, daha sonra petrol için de kullanılır hale geldi.

Yer altına hapsolmuş petrolün ABD'de üretimi 2008'de günde 600.000 varil iken, içinde bulunduğumuz 2014'te 3.5 milyon varile çıkıyor. ABD'nin, 2020'ye kadar küresel ekonominin en büyük enerji (gaz ve petrol) tedarikçisi olacağı tahminleri yapılıyor. Yani, S. Arabistan ve Rusya'nın önüne geçmesi kuvvetle muhtemel. Örneğin, günde 11.6 milyon varillik üretimle S. Arabistan'ı geçeceği tahmin ediliyor.

ABD'nin enerji konusunda elde etmeye başladığı güç yeni değil aslında. 1970 yılında, günde 9.6 milyon varillik üretimi var idi. 2008 yılına gelindiğinde rakam günde 5 milyon varile kadar düştü. 1970'teki zirveden düşüşün nedeni, 70'lerin başındaki Ortadoğu krizine karşı OPEC'in uyguladığı petrol ambargosuydu. ABD, bu ambargoya önlem olarak, kendi ham petrolünü kendi kullanımına bırakmak amacıyla ham petrol ihracatını yasaklamıştı. Bu yasak, bugün halen devam etmektedir. Buna karşın, doğal gaz ihracatı yasak değil ama doğal gaz ihraç edebilmek için son derece ağır işleyen bir bürokratik mekanizma söz konusu.

Bugün, ABD'nin günlük petrol üretimi 7.4 milyon varile kadar çıkmış durumda. Bu üretim artışında, yeni teknoloji kullanımının büyük payı bulunmakta. Beklenti, 2019 yılına kadar ABD'nin petrol üretiminde 1970 yılındaki seviyesini yakalayacağı yönündedir.

Petrol jeopolitik dengeler açısından çok önemli olduğu için hem fiyatı hem de üretiminin hangi coğrafyalarda yoğunlaştığı çok sayıda ekonomik ve politik değişkeni etkiliyor. OPEC, Dünya'nın günlük petrol tüketiminin 1/3'ünü 90 milyon varillik tedarik miktarıyla karşılıyor. ABD'nin giderek kendi kaynaklarına yönelmesiyle, bir süre önce hem kalite, hem de navlun maliyetleri açısından ilgi gösterdiği Batı Afrika petrolünü ithal etmeyi bırakacak. Bu bölgedeki petrol daha çok Avrupa ve Latin Amerika tarafından talep edilir olacak. Ortadoğu petrolünden ABD'nin açıkta bıraktığı kısım ise Asya ülkelerine yönelecek.

İran, üzerindeki ambargonun zayıflaması nedeniyle Ocak ayı itibariyle günlük petrol ihracatını 100.000 varil düzeyinde artırmış durumda. İran ekonomisinin 2013'te %1.5 oranında küçüldüğünü ve enflasyonun %45 olarak gerçekleştiğini bir kenara yazalım. Ayrıca, Libya'da göreceli politik istikrar ve Kuzey Irak'tan başlayacak petrol ihracatı küresel petrol arzını artırıcı etkiler yapacaktır.

ABD'de yukarıda anlatılan gelişmeler, diğer petrol kaynağı olan ülkelerdeki olası gelişmeler ve Çin ekonomisinin büyüme hızının düşmesi göz önüne alınınca önümüzdeki 2 yıllık bir süreçte petrol fiyatlarının düşeceği ya da bugünkünden daha düşük bir düzeye inip, yatay bir seyir içine gireceği sonucu ortaya çıkıyor.

Yukarıda ele alınan konular içinde Ukrayna krizi nedeniyle Rusya'nın doğal gaz kozunu Avrupa'ya karşı kullanıp kullanmayacağını hiç ele almadım. Zira, yaz aylarına giriyor olmamız nedeniyle Avrupa'nın Rusya'dan satın alacağı gaz ihtiyacı azalıyor. Bu süreçte diplomasinin izleyeceği seyri 2014 yazının sonlarına kadar izleyeceğiz. Sert bir Rusya-Batı diplomasisi söz konusu olsa da, Avrupa'nın Rus gazından vazgeçmesi ya da Rusya'nın yurtdışındaki $100 milyar civarında olduğu düşünülen varlıklarından vazgeçmesi söz konusu değil. Bu nedenlerle, Ukrayna krizinin kısa vadede doğal gaz fiyatlarını yükseltme potansiyelini limitli görüyorum. Bu konuyu yeniden ele alıp almamak gerektiğini önümüzdeki haftalarda ya da aylarda anlayacağız.

Ukrayna konusu şimdilik kısa vadeye, ABD'nin petrol ile ilgili gelişmeleri ve küresel etkileri ise uzun vadeye hitap ediyor.

Arda Tunca
(İstanbul, 19.03.2014)