Pages

Wednesday, August 21, 2013

T.C.M.B. P.P.K.'yı Dün Topladı, Kararı Bugün Açıkladı

Gelişmekte olan ülkelerin sermaye piyasasındaki varlıkların değeri son üç ayda $1.37 trilyon tutarında eridi. MSCI tarafından hazırlanan gelişmekte olan piyasalar endeksi (MSCI Emerging Markets Index) %0.6 oranında değer kaybetti ve üst üste beş günlük değer kaybını %4.3 noktasına getirdi.

Endonezya'da Jakarta Composite Index son dört günde %11 oranında değer kaybetti. Hong Kong'da, Hang Seng China Enterprises Index %0.5 oranında düştü. Türkiye, Macaristan, Tayland, Güney Kore piyasaları değer kaybediyor.

Gelişmekte olan ülkeler içinde, küresel dengesizliklerden en çok etkilenen ülkenin Hindistan olduğunu söylemek sanırım mümkün. Enflasyon yüksek, büyüme performansı diğer gelişmekte olan ülkelere göre düşük. Ayrıca, yüksek cari açık var. Sensex, %1.9'luk bir değer kaybı yaşadı ve son dört günün değer kaybı %7.6'ya ulaştı. Hindistan para birimi Rupi son olarak %2.2'lik değer kaybı daha yaşadı. Amerikan Doları karşısında yılbaşından bu yana %13 oranında güç kaybetti . Hindistan'ın 10 yıllık kamu tahvilleri %9.23'lük faiz seviyesine geldi. Hindistan'ın döviz rezervleri $270 milyar seviyelerinde. Ancak, 1 yıl içinde yeniden finanse etmesi gereken borcu yaklaşık $250 milyar civarında. Bu rakamın Türkiye için $220 milyar olduğunu da hatırlamakta fayda var. Hindistan, dış dengeler karşısında kırılganlığın çok yüksek olduğu gelişmekte olan ülkelerden biri.

Kur savaşları derken, sermaye savaşları başladı. Hindistan, bireylerin ve firmaların ülkeden gerçekleştirebilecekleri para çıkışlarına sınırlama getirdi. Ayrıca, uçak yolcularının Hindistan'a indiklerinde gümrüksüz sahadan düz ekran televizyon ithal edebilme olanaklarını kaldırdı. Yöntemlerin etkinliğini tartışmıyorum ama bu durumun akla getirdiği ilk soru şu: Küresel krizin geldiği noktada, korumacılık eğilimleri baş gösterebilir mi? Gösterebileceğini düşünmekteyim.

T.C.M.B., Para Politikası Kurulu'nu dün topladı ama kararı bugün açıklamış oldu aslında. Faiz koridorunun üst bandını %7.25'ten %7.75'e çıkardığını dün söyledi. Düşüncem, 23 Temmuz'dan bu yana az sayıda kullanılan istisnai gün uygulamasının yine aynı tempoda kullanılacağı yönündeydi. T.C.M.B., gelişmekte olan ülkelerdeki gelişmeleri izledi ve çok ihtiyatlı davranmayı tercih etti. 21 Ağustos tarihli açıklamasında, bir sonraki açıklamaya kadar her günün istisnai gün olacağını belirtti. Yani, tüm bankalar T.C.M.B.'den gecelik fonlama sağlarken %7.75 oranına razı olacak. Oysa, piyasa yapıcısı bankalar için istisnai olmayan günlerdeki maliyet %6.75 idi. Bir sonraki açıklamaya kadar bu durum ortadan kalktı. Tüm bankalar için maliyet %7.75 şimdi.

T.C.M.B.'nin 20 Ağustos'taki faiz artırımı ve 21 Ağustos'taki açıklamalarını olumlu buluyorum. Küresel manzara, bu hamleleri gerekli kılıyor. Ancak, T.C.M.B.'nin dövizle ilgili de bir açıklaması var. O açıklamada, "ek parasal sıkılaştırma uygulanan günlerde saat 16:30'da en az $100 milyon tutarında bir döviz satım ihalesi açılacaktır" ifadesi var. Türk Lirası tarafında olumlu bulduğum politikayı döviz tarafında olumlu bulmuyorum. Kurdaki oynaklık ekonomi için iyi değil. Ancak, kullanılabilir döviz rezervlerimiz de sınırlı. Son iki tane ödemeler dengesi verisinde gördük ki cari açığı kendi rezervlerimizle finanse etmek zorunda kalmışız. Günlük küresel döviz işlemi hacmi ortalama $5 trilyon seviyelerinde. Çok büyük bir piyasa var yani. Piyasanın çok güçlü olduğu olgusu ile karşı karşıyayız ve küresel oynaklığın ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Kısaca, belirsizliklerle dolu bir piyasa ortamı var. Bu şartlar altında, döviz kuru ile savaşmanın sürdürülebilir olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Piyasalardaki dengesizlikler sürebilir. Döviz politikasının ömrü, piyasalardaki belirsizliklerin ömründen daha kısa olacaktır. Bizim savaşacağımız çok başka alanlar var. Döviz, bu şartlar altında bizim için kısa vadede dahi bir savaş alanı olmamalı.

Yaşananlar küresel bir değişime işaret ediyor. Fakat biliyorsunuz ki, Gezi Parkı protestolarının arkasında faiz lobisi vardı. Şimdi, sadece faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Hepsi bu! İşi gücü bıraktılar, Gezi ile küresel gelişmeleri tetiklediler. Parka girdiğimde, anlamıştım zaten eski Lehman'cıların intikam peşinde olduklarını.

Arda Tunca
(İstanbul, 21.08.2013)