Pages

Tuesday, April 16, 2013

T.C.M.B.'nin 16 Nisan Tarihli Mesajı

T.C.M.B., 16 Nisan tarihli toplantısıyla, faiz koridorunu %4.5-%7.5 aralığından, %4-%7 aralığına getirdi. Politika faizini (1 hafta vadeli repo ihalesi faizi) ise, %5.5'ten %5'e indirdi. Bunun yanısıra, rezerv opsiyon katsayısı, ilk dilim haricindeki bütün dilimlerde 0,2 puan artırıldı. Yani, beklentilerle bire bir örtüşen bir karar açıklamış oldu bugün.

Koridorun alt bandındaki indirim çok belirgin bir şekilde "geliyorum" demekteydi. Japonya'nın aylık 7.5 trilyon Yen (yaklaşık $80 milyar) tutarındaki parasal genişleme planını açıklamasıyla, Türkiye'ye yönelik kısa vadeli yabancı sermaye akımları güçlenecekti. Çünkü, Japon Yeni ile borçlanıp Türkiye'deki varlıklara yartırım yapan geniş bir yatırımcı kitlesinin varlığı bilinmekteydi. Nitekim, Mart ayında Japon Yeni ile borçlanarak TL varlıklara yatırım yapanların %4.3 oranında bir kazancı söz konusu oldu. TL'deki bu değerlenme, rezerv opsiyon katsayısını 2013 yılı para politikasının ana belirleyici unsurlarından biri olarak gören T.C.M.B. için önlem alınması gerektiren bir duruma işaret ediyordu. Katsayının, Mart ayındaki 119.95 değeriyle 120 olan kritere çok yakın olduğunu da unutmayalım. Ayrıca, 29 Mart ile biten haftada Türkiye'ye yabancı sermaye girişinin $3.1 milyar ile haftalık istatistiklerin tutulmaya başlandığı 2005 yılından bu yana bir rekor anlamına geldiğini de bir kenara not etmiştik. Bu şartlar altında, koridorun alt bandında bir indirim adeta bağıra çağıra geldi.

Ekonominin ilk çeyreğine ilişkin verilere henüz sahip olmasak da, Ocak ve Şubat ayı sanayi üretimi verileri, Mart da dahil kapasite kullanımı oranları ve reel kesim güven endeksinin seyri, kredi hacmi artışı gibi göstergeler ekonomide bir canlanmanın meydana geldiğine işaret ediyor. Mart'ta kapasite kullanımı oranları yavaşladı, reel kesim güven endeksi ise düştü. Bu yılın büyüme hedefi olan %4'e ne kadar yakın ya da uzak olduğumuzu henüz bilmiyoruz. Bu şartlar altında T.C.M.B. ihtiyatlı davranmak için politika faizini de indirdi. Zira, büyüme ile ilgili ön göstergeler Mart'ta canlanmanın kesintiye uğrayıp uğramadığı konusunda şüphe uyandırdı.

Koridorun üst bandındaki değişiklik, içinde bulunduğumuz ortamda en çok gerekli olmayan değişiklik bence. Politika faizinin indirildiği bir toplantıda üst bandı indirmek anlamlı değil. T.C.M.B., simetriyi korumak gibi ekonomik temeli olmayan bir sav ileri sürüyor koridorun üst bandına ilişkin olası sorulara karşı. Ne anlama geldiğini düşünmeye değer dahi bulmuyorum "simetriyi korumak" ifadesinin.

Bir önceki toplantının faizleri indiren kararlarına rağmen ticari kredi faizlerinde önce düşüş, sonra da yükselme meydana geldi. Yani, bankaların maliyetleri düşecek ve ticari kredilerin oranlarında bir gevşeme meydana gelecek diye düşünülürken, sonuç böyle olmadı. Gelişmeler ve piyasada oluşan faizler, içimdeki şüpheleri teyit eden bir "anlık görüntü" verdi. "Seyir" ifadesini kullanmaktan şimdilik kaçınıyorum. T.C.M.B.'nin faiz kararlarıyla ticari krediler arasındaki korelasyonun ne kadar zayıf ya da güçlü olduğunu biraz daha veri izleyerek gözlemlemek gerekiyor. Politika faizindeki indirimden sonra, bu noktaya daha dikkatli bakmak gerekecek. Benim gözlemim, korelasyonun giderek zayıfladığı yönündeydi ki, bu gözlemimin ardında piyasa izlenimlerim bulunmaktaydı. Politika faizinin indirilmesiyle beraber, aradaki bağ bir miktar güçlenebilir ve T.C.M.B.'nin faiz kararlarıyla ticari krediler arasındaki hareketler tekrar aynı yönlü olabilir. Gösterge faizin %5.50 civarına gerilediği ama enflasyonun %7.3 civarında gezindiği bir dönemde, bankacılık kesiminin daralan kar marjlarıyla karşılaşmış olması ve kendisini T.C.M.B. kararlarına endekslemekten vaz geçmesi durumu söz konusu mudur? Bence evet. Önümüzdeki günleri izleyelim.

16 Mart'ta rezerv opsiyon katsayılarının artırılması da normaldi. Zira, koridorun alt bandını indirerek kısa vadeli sermaye akımlarına karşı önlem alırken finansal istikrar için döviz rezervlerini artıracak kararlar almak da zorunlu hale geliyor.

T.C.M.B., son günlerde aniden düşen emtia fiyatlarının yarattığı havanın etkisinde olacak ki enflasyonu ciddiye aldığını belirtecek bir sinyal vermedi. Japonya etkisiyle kurda değerlenmeden korktu, büyüme için gelen karışık sinyallere karşı temkinli olmak istedi ve bu konuda 1 ay daha zaman kaybetmek istemiyorum dedi. Enflasyonu da şu an için dert etmediğini belirtmiş oldu. Bakalım gelecek ay neler diyecek?

Dünya gezegenindeki 1 aylık zaman dilimiyle finansal alemdeki 1 aylık zaman dilimleri aynı gün sayısına denk gelmemeye başladı. Burada da bir boyut kopukluğu başlamış durumda. Dikkatli olmakta fayda var.

Arda Tunca
(İstanbul, 16.04.2013)