Pages

Wednesday, January 23, 2013

Sıcak Para İstemiyoruz

2013'te, T.C.M.B.'yi her zamankinden daha yakından izlememiz gerektiğini dile getirmiştim. Makro ekonomik dengelerdeki gelişmelere paralel olarak T.C.M.B.'nin 2013 yılında atacağı adımlar yeni bir dengeye ilerlemekte olan Türkiye ekonomisi için 2012'den de daha büyük hassasiyetler arz etmekteydi. Zira, 2012 için alınmış bir yavaşlama kararı vardı ve çok ısınmış bir ekonomiyi soğutmak, soğumuş bir ekonomiyi yeniden ısınmadan ya da daha da soğumadan uzak tutmaktan daha kolaydı. Dolayısıyla, 2013'te alınacak kararların daha hassas olmasını beklemek doğaldı. Yılın ilk P.P.K. toplantısının sonuçlarını işte bu yaklaşımı gözönünde bulundurarak izledik.

Türkiye, küresel ölçekteki parasal genişleme kararlarının sonuçlarından en çok etkilenme potansiyeline sahip ülkelerden birisi. Çünkü, gelişmiş ülkelerdeki sıfıra yakın faiz oranlarının bir hayli üzerinde kalan faiz oranları (bizim için rekor düzeydeki düşüklüğe rağmen) ve sermaye piyasası performansıyla portföy yatırımlarına yüksek getiri sunan bir ülke konumunda. Gösterge faiz %6'nın dahi altında ve sermaye piyasamızla ilgili yorumlarımı da geçtiğimiz günlerdeki bir yazımda dile getirmiştim. Okumak isteyenler için yazının adresi: http://ardatunca.blogspot.com/2013/01/yatrm-araclar-ve-tasarruflar.html

Türkiye ekonomisi, bir yandan kısa vadeli sermaye hareketlerinin döviz kurlarını potansiyel anlamda düşürücü etkisiyle karşı karşıya kalıp ithalatı ucuzlatmamak için önlemler almak zorunda. T.C.M.B., bu amaçla faiz koridorunun alt bandını kullanarak finansal istikrarı ön plana çıkaracak uygulamalar içinde olacağını zaten açıklamıştı ve dün de bu amaçla %5 olan alt bandın faiz oranını %4.75'e indirdi. Yani, yurtdışından giriş yaparak T.C.M.B.'ye verilecek olan paranın faiz oranını indirdi ki kısa vadeli sermayenin önünü biraz olsun kessin ve aynı zamanda %4'lük 2013 yılı büyüme oranı hedefinin ortaya koyacağı iç talebin tetikleyeceği ithalat ihtiyacını da aynı anda karşılayabilsin. Görüldüğü üzere, denge son derece hassas. T.C.M.B., dünkü kararı ile değerlenmekte Türk Lirası'nın daha fazla değerlenmesini önlemeye çalıştı. Dünkü Moody's toplantısı ve Türkiye için not artışı beklentilerinin de yüksek olması sermaye girişlerini bir süredir ivmelendiriyor ve önümüzdeki dönemde de aynı sürecin devam etmesi beklentisi güçlü.

Dün, faiz koridorunun üst bandında da %9'dan %8.75'e de bir indirim yapıldı ki bunun da başka bir anlamı var. Üst bant, T.C.M.B.'den borç almak uygulanabilecek azami faiz oranı. Yani, herhangi bir banka T.C.M.B.'den borç almaya gittiği zaman artık %8.75'ten daha yüksek bir oranla borçlanamayacak. Diğer bir ifadeyle, T.C.M.B. bankaları %8.75'ten daha yüksek bir orandan fonlamayacak. Bu durumda da, gerçek politika faizi (bankaların T.C.M.B.'den borçlandığı paranın maliyeti) olan oran da düşecek gibi düşünülebilir ama aynı anda zorunlu karşılıklar da arttırıldığı için bankaların fonlama maliyetleri açısından pek de birşey değişmemiş olacak. Sıkılaştırıcı para politikası uygulandığında, gerçek politika faizi dediğimiz oran dün %5.5'te tutulan politika faizinin üzerinde kalıyor, genişleyici para politikası uygulandığında da tam tersi sözkonusu oluyor.

Her ne kadar, genel olarak kredi faizlerinin aşağı inmesi beklenmeyecek olsa da, her bankanın fon havuzunun maliyeti çok farklı. Koridorun üstündeki indirimlerde yine kredi faizlerinin gevşemeyeceği düşünülmesine rağmen indirimler olmuştu. Şimdi, yine piyasayı izleyeceğiz. Zaten T.C.M.B. de her yeni veri ve haber ile politika duruşunu değiştirebileceğini söyledi dün. Ayrıca, iç-dış talep dengelerinin öngörüldüğü gibi gittiği, ihracatın artmakta olduğu (dikkat: ithalatın azalmakta olduğu değil!) ve cari açığın böylelikle kademeli olarak düştüğü ifade edildi. Yazının başında da vurguladığım üzere, uuslararası sermaye girişlerinin de hızlandığına dikkat çekildi. Bu çerçevede, kredi hacmi - ki son dönemlerde artış gösterdi - ve enflasyon oranının yakından takip edileceği ve buna göre fonlama maliyetlerinin ayarlanacağı duyuruldu.

Koridorun üst bandındaki değişiklik, T.C.M.B.'nin önceki açıklamalarıyla tutarlı ve yerinde ama üst banttaki indirim erken oldu bana göre. Oradaki hamle için biraz daha beklemek faydalı olabilirdi. Ancak, her zaman söylediğim birşey var. T.C.M.B.'nin elindeki veri seti bizde yok. Bizler, sonuçları izleyeceğiz ve sonunda da yapılanın doğru ya da yanlış olmuş olup olmadığını tartışıp, tespit edeceğiz. Tabii, bir süre sonra. Biraz daha veri akışına ihtiyacımız var.

Arda Tunca
(İstanbul, 23.01.2013)