Pages

Monday, January 14, 2013

Cari Açık Düşüyor, İthalat Düşmüyor

T.C.M.B.'nin önümüzdeki ilk P.P.K. toplantısı 22 Ocak'ta gerçekleşecek. Kasım 2012 verilerine göre, sanayi üretim endeksinin geçen yılın aynı ayına göre %11.3 oranında bir sıçrama yaparak yılın en yüksek artışını kaydettiğini öğrendik. Ekim ayında aynı veri -%5.7'yi göstermişti. Bir aydan diğerine artış oranı arasında büyük bir oynama var. Cari açığın da Ocak- Kasım 2012 dönemi itibariyle $45.2 milyara gerilediğini öğrendik. 2011'in aynı döneminde veri, $70.3 milyar idi. T.C.M.B., 22 Ocak toplantısına bu verilerle giriyor olacak.

Beklentiler, sanayi üretiminde Aralık ayında da pozitif gelişmeler kaydedilmiş olabileceğine işaret ettiği için T.C.M.B.'nin yeni P.P.K. toplantısında faiz oranlarıyla ilgili yeni bir karar almaması beklenebilir. Enflasyon ve finansal istikrara ilişkin de dengeleri bozacak bir gelişme ortaya çıkmadığına göre, T.C.M.B.'nin mevcut pozisyonunu koruması yüksek bir olasılık olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, politik yönde atılabilecek adımları öngörülerin dışında tutmak gerektiği de unutulmamalı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin aylar itibariyle gelişimine bakıldığında, T.C.M.B.'nin faiz artırım kararlarından sonra hem endeksin hangi noktaya gittiğini hem de büyüme oranının çeyrekler itibariyle nasıl bir seyir izlediğini gözlemlemek mümkün. Örneğin, Ekim 2011'de 130.8 olan endeks, ancak Temmuz 2012'de aynı değere gelebiliyor. Ekim 2011-Temmuz 2012 arasındaki dönem, hem para politikasına ilişkin kafa karışıklıkları hem de T.C.M.B.'nin faiz artışına başladığı dönemi kapsıyor ve bu dönemde sanayi üretimi dalgalı bir seyir izliyor. Buna paralel olarak, 2012'nin ilk çeyreğinde %3.4 ve 2. çeyreğinde %3 oranında büyüyoruz.

İç talebin 2012'de daraldığını biliyoruz. Yani, içerideki üretimin milli gelire yansıması güçlü bir ilişki koymuyor ortaya. Sonuç itibariyle,  Aralık 2011'de 130.7 olan endeks, Kasım 2012'de ancak 131.7 değerine ulaşabiliyor. Sanayi üretimimizde önemli bir büyüme yok ama ekonomimiz yavaşlayarak da olsa büyüyor. Nitekim, 2012'nin ilk 9 ayında da %2.6'lık bir büyüme kaydediyoruz.

Sanayi üretiminden dış ticaret verilerine geçecek olursak, ithalat Ocak-Kasım 2011 döneminde $212.6 milyar iken Ocak-Kasım 2012 döneminde ancak $209.7 milyara gerileyebilmiş. İhracat ise $130.2 milyardan $149 milyara çıkmış. Altın etkisini yok etseniz de, ithalattaki düşüş önemsenecek boyutta değil. Yazının başlığında, ithalat düşmüyor yazmış olmamın nedeni, işte bu gözardı edilebilirlik. Oysa, ihracattaki artış ciddi. Rakamlar, sanayi üretimi artışıyla büyüme oranımız arasında önemli bir paralellik kurulmasına hangi elastikiyet katsayısıyla izin veriyor sorusuna maalesef cevabım yok ama istatistiki olarak en azından önemli sorular üretebilmemiz mümkün.

İstatistiki veriler, 2012'de ihracat ile büyüdüğümüzü ortaya koyuyor ama beklenti, büyümenin yavaşlaması ile ithalatta düşüş gerçekleşmesi değil miydi? Tekrar ifade etmek isterim ki altın etkisini hem ithalat hem de ihracattan yok etseniz dahi ithalattaki bu durum değişmiyor. Büyümeyi yavaşlattık ve cari açık düşüyor söylemi doğru da ithalattaki gelişme neden beklentilere paralel değil? Bu konuda tatmin edici bir veri ya da çalışmaya rastlayamamanın sıkıntısındayım. Gelecek dönemlerin istatistiklerini incelemekten başka yapacak birşeyim yok şu anda. Tabii, soruma cevap verebilecek nitelikte veriler bulabilirsem.

Arda Tunca
(İstanbul, 14.01.2013)