Pages

Thursday, February 23, 2012

Yunanistan'ın Euro ile İmtihanı

Son günlerimizin en güncel konuları, Yunanistan'ın içine düştüğü büyük ekonomik kriz ve Euro bölgesinden çıkıp çıkmayacağı sorusu. Dün itibariyle Yunanista'ın kredi notu Fitch tarafından, C seviyesinden CCC seviyesine indirildi. Yunanistan'ın herkesin malumu olan durumu karşısında kredi derecesinin hiçbir önemi olmayabilir ama bu seviyenin iflasa yakınlık ifade ettiğini belirtmekte fayda var.

Yunanistan, ikinci bir yardım paketi olarak €130 milyarı alacak. Bir önceki yardım paketinin tutarı da €100 milyar idi. Son paketin kabulu için Yunanistan, A.B.'nin diğer üye ülkeleriyle bir hayli sıkı pazarlıklardan geçti. Sebep, yardım karşılığında Yunanistan'ın alması gereken ekonomik tedbirlerin getireceği zorluklardı. Yunanistan bu yardımı alırken, Yunan tahvillerini elinde bulunduran özel yatırımcılar da bir tahvil takası mekanizması altında, ellerinde tuttukları tahvillerin anapara değerinin %53.5'ini feda etmek durumunda kaldılar. Yatırımcılara takas sonucu verilen yeni tahvillerin faiz oranları, Şubat 2015'e kadar olanlarda %2, önümüzdeki 5 yıl vadeli olanlarda %3 ve 2042 vadeli olanlarda %4.3.

Tahvil takası, yatırımcıların net bugünkü değer hesabı ile %74'lük bir kayıpla karşı karşıya olduklarını ortaya koyuyor. Yunan tahvillerini elinde tutan yatırımcılar, portföy değerinin %31.5'ine denk gelen kısmını vadeleri 11 ila 30 yıl arasında değişen 20 farklı tahville takas etmiş oluyorlar.

Yunanistan'ın bu yıl sonuna kadar ulaşacağı borç yükümlülüğü rakamının, yukarıda sözü edilen tahvil takasıyla silinecek borçlar dikkate alınmadığında, yıllık milli gelirinin iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. Tahvil takası sonucu silinen borç miktarının €107 milyar olduğu ve bu takas sonucunda, Yunanistan'ın borç yükümlülüğünün 2020'ye kadar milli gelirinin %120 seviyesine ineceği beklentisi mevcut. Ülkenin toplam borç stoğu, takas öncesinde €205 milyar dolaylarında idi.

Yunan ekonomisi, resesyon içinde geçen 5. yılında. Geçen yıl %6.8 küçülen ekonomi, Yunan hükümetinin bu yılki beklentilerine göre %6 oranında küçülecek. A.B. ve I.M.F. tahminleri de ekonominin bu yıl %4.3 ila %4.8 arasında bir yüzdede küçüleceğini gösteriyor. Buna göre Yunanistan'ın borç stoğunun milli gelire oranı 2013'te %168 seviyesine gelecek. Büyümeye geçiş ise 2014'ten önce öngörülmüyor.

Yunanistan, aldığı yardım karşılığında, 3 yıl boyunca G.S.M.H.'sinin %7'si oranına denk gelecek tasarruf önlemlerini almak ve uygulamak zorunda. Ülkede yapılan bir ankete göre (Marc S.A. firması tarafından), iş sahiplerinin %59'u Yunanistan'ın istikrara kavuşmasını ve bu yolla Euro alanında kalmasını istiyor. Ancak, asgari ücretin %22 oranında indirildiği, küçük iş yerlerinde çalışan 150,000 kişinin 2011'de iş kaybettiği bir ortamda sosyal sıkıntılar giderek yoğunlaşacak. Kasım 2011 verilerine göre, perakende satışlar 1 yıllık bir periyotta %6.3 oranında daralma gösterdi. Ankete katılanların %79'u, önümüzdeki 6 ayda perakende satışların sürekli düşeceği yönünde görüş belirtiyorlar.

Ekim'den beri özel yatırımcılarla yürütülen görüşmeleri yönetmek üzere eski bir Goldman Sachs çalışanı olan Monti, hükümetin başına geçmişti. Sosyal çalkantılarla beraber, seçim de gündeme gelecek. Yani, hem sosyo-ekonomik koşullar hem de siyaset karışık.

Yunanistan, yukarıda anlattığım felaketin içinden yapısal olarak çıkabilecek güce sahip değil. Endüstriyel derinliği olmayan bir ülke ve harekete geçirebileceği gelir kaynakları türü sınırlı. Merkezde yer alan A.B. ülkeleri ile bu anlamda çok ciddi bir ayrışma sözkonusu. Yapılan yardımlar, işin doğrusu, kendi parasını kurtarmaya çalışan yatırımcıları koruyor. Yunanistan'ı ayağa kaldıracak bir yapı sunabilmekle hiçbir ilgisi yok. Bir ülkenin ekonomisi, palyatif çözümlerle ayağa kalkamaz ve kendi ayakları üzerinde duramaz. Sadece büyük bir felaket ertelenir ya da hasarın boyutu küçültülebilir.

Yunanistan'ın Euro alanında kalıp kalamayacağına ilişkin tartışmalar da aslen Yunanistan'ın yapısal sorunları ekseninde şekilleniyor. Yunanistan'ın Euro'dan çıkması ilk etapta bir felakettir. Drahmi'ye geçiş, paranın değerinde öngörülemeyecek boyutta muazzam bir düşüş yaratır. Ancak, ardından ekonomiyi hareketlendirecek bir ihracat ya da sanayi üretimi de gelemeyecek. Çünkü, sanayi derinliği yok ülkenin. Ancak ve ancak, biraz daha turist çekmenin yollarını arayabilirler ve navlun fiyatlarını kullanarak daha fazla ticari gemi taşımacılığı yapabilirler. Bu sektörlerin arkasına da zeytinyağı, zeytin ve domates satışları eklenir. Daha fazla birşey yok. Bu durumda, A.B. bir tercih ortaya koyacak. Ya Yunanistan kendi haline terkedilecek ya da Euro alanında tutularak bağışlarla yaşatılmaya çalışılacak. Bence, ikinci ihtimal A.B. için sürdürülebilir ve kaldırılabilir değil. İktisat ve entegrasyon teorileri böyle söylüyor en azından. Zamanını kestirmek güç ama her türlü felaket göze alınarak, Euro'nun uzun vadedeki selameti düşünülerek, Yunanistan, Euro'dan çıkacak. Ne zaman? İşte bunu da Portekiz, İspanya gibi diğer zor durumdakiler gündeme oturunca belki biraz olsun görebileceğiz. Başka bir ihtimalde çıkışı yok bu krizin sanki.

Arda Tunca
(İstanbul, 23.02.2012)