Pages

Thursday, January 5, 2012

Petrol Fiyatlarında Yeni Bir Dönüm Noktasında mıyız?

İran'ın nükleer çalışmalar yaptığına ve Uranyum zenginleştirme projeleri çerçevesinde askeri amaçla nükleer imha silahları geliştirdiğine dair şüphelerle, A.B.D ve İran arasında uzun zamandır süregelen bir siyasi gerginlik sözkonusu. Bu gerginlik, Rusya, Çin ve A.B.'nin de zaman zaman müdahil olduğu bir eksende inişili, çıkışlı bir yoğunluk grafiği izliyor. Petrol fiyatları da bu gerginliğe paralel olarak düşüyor ya da yükseliyor.

Petrol, ekonomik faaliyetlerde beliren durgunluk ya da canlanma göstergelerine bire bir bağlı bir emtia. Her emtia fiyatının içinde spekülatif talebin mutlaka var olduğunu söyleyebiliriz ama petrolün fiyat oluşumunda ekonomik faaliyetlerin seyrine göre oluşan reel talebin çok ciddi bir payı var. Petrol, üretimde girdi maliyetleri açısından çok önemli.

Arap Baharı, 2011 yılının Şubat ayında başlamıştı. Petrolün arzında meydana gelebilecek olası bir daralma nedeniyle, petrol fiyatları varil başına $100 seviyesini kırmıştı o günlerde. Petrol arzına dair endişelerin yoğunlaşmasına, Libya'daki politik çalkantılar sebep olmuştu ama o dönemdeki fiyat yükselişi spekülatifti. Çünkü, Libya'nın dünya petrol rezervlerinin büyüklüğü ve günlük üretim miktarı açısından O.P.E.C.'in kontrol edemeyeceği, daha doğrusu yok olan arzı yerine koyamayacağı bir durum yoktu ortada. Bu nedenle, ancak S. Arabistan ya da İran'da yaşanabilecek bir gerginlik petrol rezervlerinin kullanımı adına bir risk oluşturabilirdi. Son haftalarda yoğunlaşan İran-A.B.D. gerginliği, petrol fiyatlarının yükselişine yönelik endişeleri arttırdı. Brent petrolün varili $114 seviyelerine ulaştı.

Petrol fiyatları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmak konusunda tehditler savurmaya başladığı günlerden bu yana $100'ın üzerinde seyrediyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması önemli. Petrol, uluslararası piyasalarda çok sık el değiştiren ve seyir halindeki petrol yüklü gemiler üzerinde bile konişmentoların değiştirilmesi suretiyle ihtiyaca göre mülkiyeti değişebilen bir ürün. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, petrol trafiğini azaltacak. İran ekonomisinin %60'ı petrol gelirlerine bağımlı durumda. 2010 verilerine göre, İran'ın petrol ihracatının %18'i Avrupa ülkelerine gerçekleşmiş durumda. İran, geri kalan ihracatını büyük ölçüde Asya ülkelerine gerçekleştiriyor. Avrupa'nın İran'dan ithal ettiği petrol ise toplam petrol ithalatının %5.8'ine denk geliyor. Bu ithalatın büyük bir bölümü de çok ilginçtir ki Avrupa'nın Euro krizini en ağır yaşayan ülkeleri olan İspanya, İtalya ve Yunanistan tarafından gerçekleştiriliyor.

A.B. dün bir açıklama yaparak, A.B.D.'nin İran'a ambargo uygulamasına katılacağını söyledi.  Bu şartlar altında, bu ambargo petrol gelirlerinin ekonomisindeki ağırlığına paralel olarak en fazla İran'ı etkiler. A.B. ise, kendi petrol ithalatında nispi olarak küçük bir paya sahip olan İran'ın yerini kısa bir süre içinde ikame edebilecektir. Üstelik de, İran'ın ihracatı, ağırlıklı olarak A.B. içinde en kötü durumda olan ekonomilere gerçekleşmekte olduğu için A.B.'nin İran'dan petrol talebi Avrupa'daki resesyon nedeniyle düşecektir. Dolayısıyla, A.B.'nin bu durumdan çok etkilenmesi olası değil.

İran gerginliği nedeniyle oluşacak arz kısılmasının petrol fiyatları üzerine etkisini O.P.E.C.'in günde 30 milyon varillik arz hedefini ne ölçüde değiştirip değiştirmeyeceği belirleyecektir. Ancak, İran'ın da bir O.P.E.C. üyesi olduğunu unutmayalım. Asya ülkelerinin ise ambargoya katılma olasılığı çok zayıf. Yani, İran'ın dünya ekonomilerine petrol arzı, Amerikan ambargosu nedeniyle yukarıda belirttiğim istatistiki veriler çerçevesinde çok etkilenecek durumda değil. A.B.D., zaten İran petrolüne bağımlı değil. Bu şartlarda, A.B.D. ile İran'ın sert bir şekilde restleşmeleri gayet kolay bir hal alıyor.

Soru: Yukarıdaki analiz çerçevesinde bu gerginlik, O.P.E.C.'in günlük arz miktarını değiştirmediği koşullar altında petrol fiyatlarını arttırmaz mı? Türkiye bu durumdan nasıl etkilenir?

Cevap: Bu gerginlik, petrol fiyatlarını ciddi şekilde arttırır. Zira, petrolü fiziki olarak değil, türev ürünler yoluyla tutan pekçok piyasa aktörü var dünyada. Yukarıdaki reel analizleri yapmadan psikolojik olarak piyasalarda işlem yapmaya girişecek pekçok kuruluş var. Bunların vereceği kararlar ve atacakları adımlar petrol fiyatları üzerinde çok çok önemli. Petrol, tarihi rekor fiyatı olan $147'yi 2008'de gördüğünde de bu gibi faktörler ciddi rol oynamıştı.

Türkiye'de ise Tüpraş'ın ithalatının 1/3'ü İran'dan. Biz, İran'dan petrol almaya devam edeceğiz. Arz cephesinde bizi etkileyecek bir durumun ortaya çıkacağını düşünmeyenlerdenim. Ancak, artan petrol fiyatları nedeniyle cari açığımız bu durumdan olumsuz etkilenir.

Kısaca, petrol fiyatları, durgunluk/resesyon beklentileri nedeniyle aşağı yönlü bir fiyat hareketi içindeyken, İran ile A.B.D.'nin yaşadığı siyasi gerginlik nedeniyle de yukarı yönlü bir hareket içinde. Bu iki faktör, ipi her iki tarafından çekiyor. Ancak, ipin nereye gideceğini her zaman siyasi gerginlik belirliyor.

Arda Tunca
(İstanbul, 05.01.2012)