Pages

Monday, January 9, 2012

Not Defterimden Alıntılar

1988 yılından beri tuttuğum notlarım, yazılarım, el yazılarımla dosyalarımın içinde duruyor evimde. Bu yazıların içinde kısa notlar, şiirler, günlük hayattan anılar, ekonomi ile ilgili yazılar, bir konuyu biraz derinlemesine öğrenmek için yaptığım küçük çaplı araştırma nitelikli yazılar var. Yazılarımın bir kısmı, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Finans Dünyası, Eko Vitrin gibi dergilerde ve Dünya Gazetesi’nde yayınlandı.

Elimde, sürekli tuttuğum bir not defterim var. Bu not defterinde, sürekli olarak aklıma gelenler, öğrendiklerimi kaybetmemek isteğiyle düştüğüm notlar, okunacak kitaplar, dinlenecek müzikler ve daha nice ilgimi çeken şeyler var. Yazı yazmaya oturduğumda, bu notlardan besleniyorum. Yazdıklarımın, yazacaklarımın temel kavramları, fikirleri bu notlardan geliyor büyük ölçüde.

Eskiden yazıp, bugün beğenmediğim yazıları ise düzeltmiyorum. Yıllar itibari ile değişen görüşlerimi, hatalarımı, iyi yaptıklarımı ya da yapamadıklarımı, kısaca kendi evrimimi bu eski yazılardan takip ediyorum. Neler okuyup, hangi kaynaklardan neler öğrendiğimi, neleri sevip sevmediğimi de yine bu notlar sayesinde takip edebiliyorum. Keyif veriyor bunu yapmak ve yazı yazmayı disipline ediyor.
Kitap okurken, kitapların üzerine hiç not almazdım eskiden kitaplarıma kıyamadığım için. Kitap okurken not kağıtları dururdu yanımda. Onlara not alıp, kitapların arasına yerleştirirdim. Fakat, kitapları kullanırken, aralarından düşen notları kaybettim zamanla. Baktım ki olmuyor, ben de başladım kitapları çizip, sayfaların yanlarında not tutmaya. Başka türlü başa çıkılır gibi değildi bu işle zira. Okuyup öğrendiklerinizi referans olarak kullanmak istediğinizde çok arıyorsunuz ve zaman kaybediyorsunuz aksi takdirde. Atatürk’ün, hayatı boyunca 4.000 kitap okuyup, kitapların sayfa kenarlarına not aldığını öğrendiğimde, hem çok okuyup hem de daha sonra okunan bilgilere geri dönmenin başka yolu olmadığını düşünüp, kitaplarıma çok da acımamam gerektiği kanaatine varmıştım. İyi ki de öyle yaptım. Hayatım kolaylaştı. Kullanılmış kitaplar satan kitapçılara bunları ileride satmaya kalksam, yıpranma payları yüksek olduğu için bir hayli düşük fiyata giderler ama böyle bir niyetim yok nasılsa.
Şimdi bu not defterlerimden, yazıya dönüşememiş bilgileri sadece bilgi amacıyla yazı haline getirip, burada paylaşmaya başlayacağım. Amacım, bu bilgileri düzenli bir formatta tutabilmek. Bakalım iyi bir iş yapmış olabilecek miyim? Bir nevi bir proje bu ve biraz zaman ve emeğe ihtiyacım olacak. Bu yazılara da "Not Defterimden Alıntılar" başlığını koyacağım.

İnsan genelde bilgi edinmek ve estetik bir haz yakalamak için okuma yapıyor. Bilgiler, mesleki kitaplardan, özel ilgi alanımıza giren başlıklarda toplanan ama mesleğimizle ilgisi olmayan diğer kitaplardan, gazetelerden ve dergilerden geliyor. Estetik amaçlı okuma ise, edebi eserlerden. Bazen, insanın okuma isteği bir tarafa daha fazla kayabiliyor ama her okuduğumdan aldığım notlarım oluyor. Hem kitap aralarında hem de not defterimde. Dijital dünya, pek bir katkı yapmadı ve kolaylaştırmadı hayatımı doğrusu. Sadece, beğendiğim yazıları, makaleleri tarayıp, dijital bir arşiv oluşturmama yaradı. Bu da önemli bir katkı gerçi ama okuma anında bilgileri tasnif etmem konusunda hiçbir yararı yok.

Sonuç itibariyle disiplinli okuma yapmak, öğrenmek, öğrendiklerinizi çok yönlü yorumlama çabasına girişmek zor zanaat. Her zaman, bol bol okumak ve okuduklarımızı özümseyip, kendimize ve çevremize yararlı bilgiler haline getirebilmek dileğiyle. Bakalım, benim proje nasıl ilerleyecek?

Arda Tunca
(İstanbul, 08.01.2012)