Pages

Monday, September 13, 2010

12 Eylül 2010 Referandumu

13 Eylül 2010 sabahı itibariyle neler değişti Türkiye'de? Bunu kestirmek çok güç şu anda. Dünkü referandumun sonuçlarını yerel ve uluslararası basından takip ediyorum. Yurtdışından genel olarak olumlu yorumlar gelirken Türkiye'de ise ikiye, üçe, hatta dörde bölünmüş farklı farklı yorumlar var. Türkiye'de insanları dinleyince kafalar hiç karşık değil gibi bir izlenim elde ediliyor ama hangi konuda karışık değil insanların kafası? Örneğin, anayasanın değişen maddeleriyle ilgili olarak hiçbir kafa karışıklığı yok. İlgilenmediğiniz bir konuda kafanız karışamaz zira. Sokak aralarındaki ve caddelerdeki slogan nitelikli afişlerin yazdıkları ve AKP yanlısı olmakla AKP karşıtı olmak arasında kafalar çok net.

Bu referandumda anayasa maddeleri oylanmadı. Bu referandumla bir seçim denemesi yapıldı.

Bayram tatilini erken bitirip sandık başına gidenlerdendim dün ben de. Oyum "hayır" oldu. Neye hayır dediğimi biliyorum ama ne bu referandum, ne hayır oyum, ne de evet diyenlerin, boykot edenlerin, yetmez ama evet diyenlerin tavırları içime sindi. Evet, 82 Anayasası değişmeliydi. Hem de gayet kökten değişmeliydi. Tarihi bir talihsizlik yaşadık dün. Yapılan değişiklikler iyi anlaşılmalıydı herkesçe. Çıkan "evet" sonucu, AKP'ye halkın güvenoyundan başka bir şey değildir bugünkü siyasi konjonktürde. Türk Halkı'nın tercihleri önünde saygıyla eğilmekten başka yapacak birşey yok.

Anayasanın değiştirilmesi öngörülen tüm maddelerini okudum. Hangi partinin bu önerileri getirdiğini ve anayasayı değiştirmeye çalıştığını bir an için gözardı ettiğimizde bazı maddeler için evet bazı maddeler için de hayır diyebilirdim. Tüm değişikliklerin tek bir paket halinde oylamaya sunulması zaten baştan sakat ve gayri demokratik bir durumdu. Üstelik de, hukukçu olmadığım ve de anayasa hukuku konusunda herhangi bir uzmanlığım olmadığı için bazı maddelerin öngördüğü değişikliklerin ne derece doğru, demokratik, yargının kurumlarını daha bağımsız kıldığı ya da herhangi bir hükümetin hegemonyası altına bugün ya da ileride sokabileceğini doğrusu anlayamadım. Bu ülkede bir miktar mürekkep yalamış ve anayasa hukuku dersleri de üniversitede görmüş bir insan olarak ben net bir sonuca varamıyorken bu ülkenin eğitim olanaklarından mahrum kalmış, okuma yazması olmayan, benim kıt anayasa hukuku bilgim kadar dahi bilgisi olmayan insanlar bu değişiklikleri nasıl yorumlasın? Gazetelerde çıkan yorumların pekçoğunu referandum öncesinde okudum. Beni tatmin edecek herhangi bir yazıya rastlayamadım. Özetle, tüm partiler, televizyonlarda boy gösteren gazeteciler, anayasa uzmanı geçinenler, v.s. "şu maddenin şurası şu nedenle mevcut durumu daha demokratik yapmamaktadır" gibi teknik, detaylı, doyurucu bilgiler aktaramadılar. Dolayısıyla, bu referandum AKP yanlıları ve karşıtları arasında sloganlar üzerinden yürütülen bir kampanya süreciyle son buldu ve sonuç evet çıktı.

Ben de bu önerileri sandıkta reddettim. Başbakanın dediği gibi darbeci falan değilim hayır oyu kullandığım için. Anayasanın değiştirilmesini çok istediğim halde değiştiriliş şeklini beğenmediğim için hayır dedim. Minareler süngümüzdür, demokrasi treninden zamanı geldiğinde ineceğiz diyen bir zihniyetin değiştirilmesi öngörülen anayasa maddeleriyle satır aralarında neleri değiştirebileceğini anlamadığım ve bu zihniyetin beni içine sokabileceği karanlık bir gelecekten korktuğum için hayır dedim. Başbakanın sloganlarında çok hoş ifade ettiği ve benim çok lehimeymiş gibi anlam ifade eden laflarını inandırıcı ve samimi bulmadığım için hayır dedim. Kandırıldığımı ve uyutulmaya çalışıldığımı hissettiğim için hayır dedim. Başbakanın zamanında hacı-hoca takımıyla el öperken çekilmiş fotoğraflarını gördüğüm ve bayramda cami çıkışlarında siyaset yaptığına televizyonlarda tanık olduğum için hayır dedim. Tüm Türk siyasi hayatının kalitesiz, halkına çözüm sunmaktan uzak yaklaşımlarını beğenmediğim ve hayır demek için meydanları aylarca dolaşıp sonra oy dahi kullanamayacak kadar beceriksiz olan CHP liderini de beğenmediğim için aslında tüm Türk siyasetine hayır dedim.

82 Anayasası ile dertliyim. Mevcut hükümetle çok dertliyim. Yenilenecek anayasanın anlayamadığım ya da anlayıp da beğenmediğim maddelerinden dertliyim. Hayata geldiğimden beri gördüğüm iki tane anlı şanlı darbe, 28 Şubat süreci ve e-darbe ile dertliyim. Dün benim hangi derdime çare bulundu şimdi?

Arda Tunca
(İstanbul, 13 Eylül 2010)